| Açık bir adres, değişmez bir netice olarak hepimizin
hikâyesinin sonuna | (...) br />
İŞTE GERCEK AŞKIN ANLAMI BUYDU...!
گǺkıή گẽή! گẽv!yO®uм |
| eklenmiş olan ölümü hatırımızda tutmamız gerekiyor. Bütün referans
değerlerimizi belirleyeceğimiz | Dẽмẽ L@ήẽT σLگuή گẽή!ή G!ß!L€я!n€...
--------------------------------------------------------------------------------
Birgün Yağmura Yakalanırsan Benden Kaçtığın Gibi |
| saltık bir nokta gibi duran ölümün, doğmamızla hepimizin
yazgısına nakşolduğu | Yağmurdanda Kaç. Çünkü Bulutların Arkasında Kaybolan Aşkı İçin Ağlayan Benim…
--------------------------------------------------------------------------------
Her |
| kesindir. Ne tuhaftır ki dostum, yazgımıza dair bildiğimiz
tek şey | güzelliğe ve dünyaya... Varsa bir parça ekmeğim içecek suyum....Dertleşecek birlikte şarkılar |
| ölüm. Diğer bütün bilgilerin bize ancak zamanı geldiğinde
bildirilip, ölümün | türküler söyleyecek.... Haksızlığın üstüne sıkı bir yumruk gibi yürüyecek Güneşi bölüştürecek |
| peşinen önümüze konmasında muhakkak nasiplenilecek bir sebep var.
Bedenin miadını | bir iki dostum... Gelecek günler için umutluyum.MUTLUYUM!! MUTLULUKLAR PAYLAŞILDIKÇA GÜZELDİR! |
| doldurmasıyla yerini bir boşluğa terk etmesi; bir yandan
taşıdığımız kılıfın |
--------------------------------------------------------------------------------
(...) w.ozkanajans.com/images/smilies/smiliv.gif" border="0" alt="" title="," class="inlineimg" />söylemiş... Yediyüz |
| faniliğine işaret ediyor iken, bir yandan içimizdeki ebedinin
boyut değiştireceğine | senedir de biz söylüyoruz bitmiyor.Yoksa eline kalem kağıt alıp ne yazayım diye |
| dair yeni bir yolculuğu da imliyor. Spinosa’nın; “Ölümden
neden korkayım | oturmamıştır.Keza Hz.Mevl:-):-):-):-):-)n yirmibeşbin beyitlik Mesnevi-i şerifi de aşk la söylemiştir.Ahfa izmihlal |
| ki; onun olduğu yerde ben yokum, benim olduğum
yerde o | ister.İzmihlal yokluk tur.Madem ki Halık-ı zül celal var onun azameti yanında |
| yok!” sözüyle de ayrımsayacağımız üzere, biri diğerinden ayrı
konuşlanmış iki | ne getirsek yok mesabesindedir;'yoktur' diyemem.ALLAHU Telanın azametine yaratılmış olan bütün |
başka boyuttan söz etmemiz mümkün.
Öte yandan sevgili
dostum, tasavvufi | mükevvenat şahittir.ama azamet-i ilahiye ile mukayese olduğu zaman yok mesabesindedir.
Şu |
| bir terminoloji ile konunun üzerine eğildiğimiz vakit; “vasl”
kavramı ile | halde ALLHU Teala dan gayriyi yok görecek kadar fena yani yokluk makamına |
| karşılaşıyoruz. Evet, ölümü bir kavuşmak olarak kayda geçirmek
inancımıza daha | girmek lazımdır.Buna 'fenafillah' denilir.Yani ALLAH Tealanın azametinde yok olmaktır.Gözünden gönlündenALLAHU Teala |
| müteallik bir şeymiş gibi geliyor. Kalubela’da Rabbimize vermiş
olduğumuz sözün | dan gayrıyı çıkarmak tır.
|
| ardından, birer can olarak doluştuğumuz bedenlerin duvarlarına çarpa
çarpa yaşlanıyor | |
| ve en nihayetinde, canımızın bitmeyen enerjisi ile onu
neşet ettiği | |
| yere bırakıp gidiyoruz. Gidiyoruz, çünkü buraya bir yerden
geldik. Gidiyoruz, | |
| çünkü kalınacak yer burası değil. Şu halde üzerinde
adımladığımız toprağı | |
| bir nezaret olarak görmemizde sakınca yok. İlk hatadan
bu yana | |
| sürgün edildiğimiz bu yer, her gün yeniden işlediğimiz
hatalar münasebetiyle | |
| bir isim edinmiş kendine. Şüphesiz “hata yapmak” bedelini
ödüyoruz, bir | |
| gün mahcup düşeceğiz çünkü. Son tahlilde, geldiğimiz yere
doğru yelkenlerimizi | |
| açtığımız vakit; her hata canımızı derinden yakacak. Zira
her şeyin | |
açık edileceği bir ölüm sonrası için, gözlerimizin güneşten
yanması muhtemel!
Evvel | |
| ölmek gerekiyor öyle ise. Burada, bu sürgün diyarda,
nefsimizi körelterek… | |
| Benliğimizin esamisi okunmayana dek ölmemiz gerekiyor, yeter ki
ecel kapıya | |
| dayandığında korkumuz nefesimize mani olmasın diye. Madem bir
elin ötekine | |
| kavuşması gibi ölüm, yahut bir nehrin denizine, ona
direnmeden akmak | |
| cesaretini edinmek ancak bu dünya içre amellerimizledir. Öteki’ye
geçişimizi gözlerimiz | |
| yadırgamasın diye, sevgili dostum, burada, yaşıyorken bir ölümü
olması gerekiyor | |
bedenimizin.
Başkalarının ölümüne alışma hızımıza bak sevgili dostum,
her gün | |
| bir parçamız ayrılıyor dünyadan. Eksilen, çoğalan uzuvlarımızla ne
kadar ilişkiliyiz | |
| sence? Ne kadar kullanıyoruz birbirimizi ahiri bir suretle?
Sana bakmak | |
| ve senin için kendimden çıkmak istiyorum dostum, kendimden
çıkmak! Dünyada, | |
| bir şeyi olsun kendimi hesaba katmaksızın düşünmek istiyorum,
her şeyin | |
| ve her kimsenin Allah’ın ortak malı olduğunu unutmayarak.
Vazgeçmek mümkün | |
| mü sevgili dostum, terk etmek mümkün mü Ben’i?
Acaba hangi | |
| aşırılıklara kaçıyoruz kollarken emanetimizi? Yine de ümitliyim dostum,
yine de | |
ümitliyim şairin dediği gibi:
“ümitler içindeyim, çok şükür öleceğiz!”
| |