Çağları Aydınlatan Bir Şehid: Metin Yüksel
Şehadet bir çağrıdır
tüm nesillere | (...) e="," class="inlineimg" /> yapraklardaki delikler gündüz saatlerinde diğer bitkilerde |
ve çağlara.....
Böyle diyordu şehid Metin Yüksel... Çağları aydınlatacak
yegane yolun | olduğu gibi açık değil kapalı tutulur. Stomaların gündüz kapalı olması |
| Allah yolunda ölmek olduğunu haykırdı Fatih Camiinin avlusuna
akan temiz | su kaybını en aza indirir. Akıl ve şuurdan mahrum bir |
| kanlarıyla.O aşk ehliydi.Şehadete susamışlığı ve kendisinden sonra gelenlere
emanet ettiği | bitkinin gece ve gündüz arasındaki farkları bilmesi stomalarını ve fotosenaaa |
mücadele bilinci uğruna hayatını verdiği sevdasıydı...
Metin Yüksel,her zaman
kardeşlerinin yardımına | reaksiyonlarını en ideal şekilde ayarlaması hiç mümkün müdür?
Çöle uygun olarak |
| koşabilmek ve kardeşlerinin dertlerine derman olabilmek için çaba
sarfediyordu.Hayatını İslam | yaratılmış sistemleri altıntaşı çölün gülü yapmıştır. Yaprak yüzeylerinin çakıllara benzemesi |
| Ümmetininin dirilişine adamıştı. Mahalle mahalle, şehir şehir koşuyordu
İslam'ı tebliğ | onların çöl hayvanlarına yem olmasını engellerken gövdelerinin toprak yüzeyinden aşağı |
edebilmek için.
Metin bir gün gençlerle ders yaparken
diğer bir | çekilmesi ve topraktaki en küçük su birikintisini israf etmeden alabilecek |
| gün fakirlere yardım için koşuyordu. Bir gün mitingde
en önde | bir mekanizmayla donatılmaları da onların en az suyla hayatlarını sürdürebilmeleri |
| yürürken diğer bir gün Müslümanların izzetini korumak için
İslama savaş | için hazırlanmıştır. Ayrıca yaprak üst doku hücrelerinde su depolanırken güneş |
açanlara karşı mücadele veriyordu.
İslam coğrafyasındaki olayları çok iyi
takip edip, | ışığının alt dokulara ihtiyaç olan miktarda geçmesi sağlanır. Geceleri açık |
| zulüm gören kardeşlerine destek için en önde haykırıyordu
hakkı.Şehidlerin ardından | olan stomalar vasıtasıyla havadan karbondioksit alınırken gündüzleri kapalı olan yaprak |
| imrenerek bakardı hep. ''Şehadet inkılabın habercisidir'' diyordu.Cihadı kuşanıp,
Şehadeti koymuştu | yüzeyindeki stomalar su kaybetmeden ışığı kullanarak fotosenaaa yaparlar. Altıntaş bitkisinin |
dualarının başına.
Daruşşafaka Lisesinin önünde kurşunlandığında Şehadet şerbetinin tadını
hissetmişti...Koministlerin silahından | kavurucu çöl ortamında suyu en güzel şekilde depolaması; çiçeklerinin arının |
| çıkan üç kurşun vucuduna isabet etmişti.Davası için yaptığı
faaliyetlerde hiç | fizyolojisine faaliyetlerine uygun şekil ve zamanda açılması ve bu sayede |
| bir zaman korkmadı,geri durmadı,tereddüt etmedi Metin.Kafirlerin karşısında Uhud
Dağı gibi | döllenmesi; meydana gelen tohumların yağmur yağıncaya kadar saklanıp gözetilmesi gösteriyor |
| Dimdik ayakta durdu.Mücadelesini hayatının sonuna kadar yılmadan,yorulmadan devam
ettirdi.Geceleri kendi | ki bütün kâinata hâkim olan ve her şeye sözü geçen |
| eliyle hazırladığı afişlere Fatih'i süslerken,gündüzlerini de İslam Davasının
daha çok | bir Zât bu minik bitkileri de gözetip koruyor.
(...) |
| insana ulaşması için çalışıyor, gençleri organize ediyor.Fatih Akıncılarının
"İyiliği Emreden | sevgı mesajları en iyileri burda
|
| ve Kötülüğü yasaklayan, eşsiz bir Kur'an nesli olması
için elindn | |
| geleni yapıyordu .Hayatının hiç bir döneminde boş durmadı.O
her zaman | |
| zulmün bu kadar yaygınlaştığı bir asırda Müslümanım diyen
bir kimsenin | |
| boş durmasının mümkün olmadığını söylerdi. Arkadaşları bile onun
bu azmi | |
karşısında hayretlerini gizleyemiyorlardı.
Metin şehadeti arzuluyordu ve bu emeline
kavuşmak için | |
| çok çalışması gerektiğinin farkındaydı. Resulullah'ın yasakladığı Kavmiyetçilik/Milliyetçilik davası
güdenler ile | |
| yapılan bir çok kavgaya katılmıştı.Şehadetinden bir kaç gün
önce gerçekleşen | |
| kavgada milliyetçilerin elindeki bütün silahları toplamıştı.Daha sonra bu
silahları onlara | |
geri vermişti.
Ve 23 Şubat 1979 Cuma...
Soğuk bir Şubat
günü...Fatih camii | |
| avlusunda insanlar cuma namazı için hazırlık yaparken, Metin'de
arkadaşlarıyla birlikte | |
| Camiin yakınındaki Vakıflar Yurdunda abdestini almış,arkadaşları ile birlikte
Fatih Camiine | |
| doğru yola çıkıyordu. Silahını yanına almakla almamak arasında
gitti geldi.Allahın | |
evine ibadet amaçlı gittiğini düşündü ve silahını bıraktı.
Ağır
adımlarla Fatih | |
| Camiine doğru yürüdü.İçinde tarif edemediği bir his,adını koyamadığı
bir duygu | |
| vardı.Namazını kıldıktan sonra uzunca dua etti...Camiiden çıkmak için
yavaş adımlarla | |
| kapıya yürüdü, Ayakkabılarını aldı ve Unkapanı tarafındaki büyük
kapıdan dışarı | |
| çıktı.Merdivenleri yavaş yavaş indi ve Malta tarafındaki kapıya
yöneldi,bir kaç | |
| adım atmıştı ki Cami avlusu ''Metin'' sesiyle titredi.Arkasını
döndü ve | |
| sesin geldiği yöne doğru baktı.Bir el silah sesi
duyuldu Cami | |
| avlusunda. Yere düşmeden evvel Tekbir getirdi Metin...Ve Allah'ın
arzı bir | |
| kez daha hayatına imanına şahid tutan bir yiğidin
haykırışıyla sarsıldı...Olduğu | |
| yere yığıldı Metin...Kalleşçe arkadan vurmayı şiar edinenler yere
düşen Metin'in | |
| başına iki kurşun daha sıktılar...Bir karışıklık oldu avluda...Karışıklıktan
istifade eden | |
karanlık yüzlü katiller münafıkça bir tavırla tekbirler getirerek
kaçtılar...
Dünyada kalanların | |
| telaşesine ve içinde bulundukları kaosa inat,Metin Allah'ın yalnızca
şehidlere nasib | |
| ettiği bir iç huzur ile,özlemini çektiği şehadete kavuşuyor
ve Rabbinin | |
| cennetlerine kanatlanıyordu...Tarih bir kez daha,Tevhid Mücadelesinin sancaktarlığını yapan
yiğit bir | |
| gencin verdiği söze sadık kalışını kaydediyor ve O'nun
mücadelesini kendinden | |
sonra gelenlere emanet ediyordu...
Metin Cennete'e kanatlandı...İyi insanların onurlu
ölümlerle Rablerine | |
| kavuşmalarının gerekliliğini hatırlatarak gitti...Açıkta kalan gözleri ile tamamlanmış,zafere
ulaşmamış bir | |
| kavgayı bize emanet ederek gitti...Şehadetin ucuz olmadığını,Şehid olabilmek
için ancak | |
| bir şehid gibi yaşamanın şart olduğunu öğreterek gitti...Gidişiyle
de bir | |
| ders verdi bize...Ve kanı, filizlenmek için kanını bekleyen
bir neslin | |
toprağını bereketlendirdi...
O bizim öğretmenizdi...Karlı ve soğuk bir Şubat
Günü,Fatih Camiinin | |
avlusuna dökülen kanlarıyla bize son dersini verdi...Ve gitti...
27
sene geçti | |
| Metin Yüksel'in bir cemre gibi toprağa düşmesinin üzerinden...Ve
bugün,yüzlerce Metin,tevhid | |
| sancağını dalgalandırmak için canlarını vermeye hazır olduklarını haykırmaktadırlar...Karanlığın
dünyanın dört | |
| bir yanına yayıldığı 21.Asırda insanları Tevhid Medeniyetinin aydınlığında
davet etmek | |
| için,Metin'in açtığı yolda kararlı adımlarla yürüyen binler vardır
şimdi meydanlarda...Ve | |
Ahzab 23'ün taptaze tefsiri ile bir kez daha
sarsılır dünya...
"Mü'minlerden | |
| öyle erler vardır ki,Allah'a verdikleri söze sadık kaldılar
ve şehid | |
oldular...Kimileri de şehitlik beklemektedir...Onlar hiç bir surette sözlerini
değiştirmemiştirler."(Ahzab 23)
Selam | |
| ve dua ile...
| |