KUR'ÂN-I KERÎM
Kur'an Nedir?
Kur'an-ı Kerîm,
Allah'ın insanlara | (...) Ayet-iKerime
(...) >
Bu noktada: "- Efendim çoğuna |
indirdiği son Mukaddes Kitaptır.
Kur'an, son Peygamber Hz.
Muhammed'e (asm) | inanıyor ya?" diye itirazda bulunulamaz. Zira Kur'an-ı Kerim; Allahû Teâla |
| Cebrâil (as) tarafından vahiy yoluyla indirilmiş ve ondan
tevatür (*) | (cc) katından Cebrail vasıtasıyla ve vahiy yoluyla indirilmiştir. Bir Ayet-i |
yoluyla nakl edilerek günümüze kadar gelmiştir.
Kur'an-ı Kerîm
ferde ve | Kerime'yi yalanlamak; vahyi yalanlamak hükmündedir.
İslâmi hükümlerin tamamını tasdik etmek; |
| cem'iyete, bütün insan sınıflarına, bütün memleketlerde ve bütün
devirlerde insan | delâlet-i ve subuti kat'i olan nass'ları hafife almamak alay etmemek |
| hayatının bütününe, maddî - mânevî bir hidayet rehberidir.
Hükûmet başkanından, | ve eda etme hususunda gayretli olmak da şarttır. Hayatı boyunca |
| kumandandan sade vatandaşa ve sokaktaki adama kadar herkes,
orada kendisiyle | iman üzere olan bir kimse ömrünün sonunda irtidat ederse ebedi |
| alâkalı olanı bulur. Dünyevî ve uhrevî huzur ve
saadeti için | azaba müstehak olur. Dolayısıyla mü'minler; bilmedikleri herhangi bir mesele ile |
gerekli bilgi ve dersleri ondan alır.
Kur'an'ın sâhip
olduğu meziyet | karşılaştıkları zaman ileri-geri herhangi bir söz söylemeden: "Allahû Teâla (cc) |
ve özellikler, âyetlerde ve hadîslerde şu şekilde beyan
buyurulmuştur:
* | ve Resûl-i Ekrem (sav) nasıl bildirmişse öyledir" demelidirler.
Koyu olarak |
| "İşte bu Kur'an muazzam bir kitabdır. Onu biz
indirdik. Çok | yazılmış son kısıma lütfen dikkat edelim : Günümüzde bilmediğimiz meseleler |
| mübarektir. (Fayda ve bereketi çoktur). Artık buna uyun,
emirlerine bağlanın | hakkında yorum yapmak moda olmuş maalesef. Özellikle İslam adına laf |
ve Allah'tan korkun. Tâ ki merhamet olunasınız" (el-En'âm,
155).
* | söz söyleyen bir sürü insan var. Genelde dikkat edersek herhangi |
| "Şu indirilmiş Kur'an, mübarek ve feyizli bir kitabdır
ki elleri | bir mesele hakkında o meselenin ilmini görmüş olan ilim erbabı |
| önündekini (Tevrat ve İncil'i) tasdik edicidir. Tâ ki
onunla Mekke | konuşurken mevzu islam olunca bilende konuşuyor bilmeyende. Elif i görünce |
| halkını ve bütün çevresindeki insanları korkutsun. âhirete îman
edenler, namazlarına | mertek sanal cahiller islam adına konuşmaktan geri durmuyorlar.
Allahu Tealadan |
| gereği üzere devam ettikleri gibi, Kur'an'a da inanırlar"
(el-En'âm, 92). | korkmak lazım : İslam adına yanlış bir söz söylerimde bir |
* "Onlar, hâlâ Kur'an'ın Allah kelâmı olduğunu ve
mânasını düşünmeyecekler | din kardeşim benim bu yanlış sözümle yanlış amellerde bulunur diye...
İnşallah |
| mi? Eğer o, Allah'tan başkası tarafından olsaydı, muhakkak
ki içinde | hepimiz bu konuda gerekli hassasiyeti gösterir ve İslam adına söz |
birbirini tutmayan birçok söz ve ifadeler bulurlardı." (en-Nisâ,
82).
* | söylemeyide o işin erbabına bırakırıp onların sözlerine uymarız.
Zira aklın |
| "O Kur'an, insanları Hakk'a ulaştırır; helâl ile haramda
ve din | kabul edeceği bilmediğin meselede bilene danışmaktır. Bilmediğin meselede şahsi kanaatine |
hükümlerinde hakkı bâtıldan ayırır..." (el-Bakara, 185).
* "Kur'ân-ı
Kerîm doğru | göre hüküm vermek değildir.
Slm ve dua ile...
|
yol gösterici, mü'minlere derecelerle kurtuluşu müjdeleyicidir" (el-Bakara, 97).
* "Bu | |
| Kur'an, akıl sâhiplerinin, âyetlerini iyice düşünüp anlamaları ve
ders almaları | |
için, sana indirdiğimiz saadet kaynağı bir kitabtır" (Sâd,
29).
* | |
Hâris bin A'ver'den rivayet edilmiştir:
Bir gün Hz.
Ali şöyle | |
| dedi: "Bakınız, ben Resûlüllah'dan (asm): "Yakında fitneler kopacaktır"
buyurduğunu işittim. | |
| Bunun üzerine, "Ey Allah'ın elçisi, bu fitnelerden kurtuluşun
çaresi nedir?" | |
| diye sordum. "Allah'ın kitabı, Kur'an'dır" buyurdular. (Daha sonra
Hz. Peygamber, | |
Kur'an'ın özelliklerini şöyle açıkladı:)
Onda, sizden öncekilerin tarihi,
sonrakilerinin haberi | |
| ve aranızdaki mes'elelerin hükmü vardır. O, Hak ile
Bâtılı birbirinden | |
| ayıran kesin bir hükümdür. Her kim hidâyeti ondan
başkasında ararsa, | |
| Allah onu şaşırtır. O, Allah'ın kopmayan sağlam ipi,
kuvvetli fikir | |
| kitabı ve doğru yoldur. O, akılların sapıtıp şaşırmamasına
ve dillerin | |
| karışmamasına yegâne sebebdir. Kur'an, ilim adamlarının doymadığı, asla
tekrarlanmaktan eskimeyen | |
| ve hayret veren üstünlükleri bitip tükenmeyen bir kitaptır.
Yine O, | |
| öyle eşsiz bir eserdir ki, cinler dahi onu
dinlediği zaman, | |
| "Biz, doğruluk ve olgunluk yolunu gösteren hârikulâde bir
Kur'an dinledik" | |
| demekten kendilerini alamamışlardır. Ona dayanarak konuşan doğru söylemiş,
O'nu tatbik | |
| eden sevab kazanmış, O'nunla hükmeden adâlet etmiş ve
insanları O'na | |
dâvet eden dosdoğru yola yöneltmiş olur.
* "Kur'an
apaçık bir | |
nur, hakîm bir zikir ve en doğru yoldur."
* "Kur'an-ı | |
Kerîm, Allah Teâlâ'nın gökten yeryüzüne uzatılmış bir ipidir."
* "Kur'an'ın | |
sair sözlere üstünlüğü, Rahman'ın mahlûkatına nazaran üstünlüğü gibidir."
* "Kim | |
| Allah'ın kitabından bir âyet okursa, Kıyâmet günü kendisine
nûr olur." | |
* "Evlerinizi namaz kılarak ve Kur'an okuyarak nurlandırınız."
| |
Kur'an'ın İsimleri
Kur'an, kelime olarak, "toplamak, okumak, bir
araya getirmek" | |
| mânalarına gelir. Bu isim, Kur'an'a, bizzat kendisi tarafından
verilmiştir (Bak: | |
el-Bakara, 185).
âyet ve sûreleri bir araya getirdiği;
İslâm'ın îtikad, | |
| ibâdât, ahlâk, hukuk, v.s. esaslarını toplayıp ihtiva ettiği;
dünyada en | |
| çok okunan ve okunacak olan kitab olduğu için
bu ismi | |
aldığı ifade edilir.
Kur'an'ın daha bir çok isimleri
vardır. Bu | |
| isimlerden bâzıları şunlardır: Kitab, Fürkan, Zikr, Hükm, Hikmet,
Şifa, Hüdâ, | |
Rahmet, Ruh, Beyan, Nimet, Bürhan, Nur, Hakk...
| |
Kur'an'ın Unsurları
Kur'an'ın 4 unsuru vardır:
1. Lâfız,
yani, okunur | |
olması.
2. Arapa olması.
3. Hazret-i Muhammed'e (asm)
indirilmesi.
4. | |
| Ondan bize eksiksiz, noksansız, tevatür yoluyla nakledilmiş olması.
Bu 4 | |
| unsurundan biri eksik olunca Kur'an olmaz. Binaenaleyh tercüme
ve meâllere | |
Kur'an denilemez ve bunlar Kur'an'ın yerini tutamaz.
Vahy-i | |
Metlûv
Allah, Cebrâil (as) vasıtasıyla bâzan da başka
şekillerde, doğrudan | |
| doğruya kelâmını, emir ve iradesini, hikmetlerini Peygamber Efendimize
indirmiş, bunlar | |
| Kur'an'ı meydana getirmiştir. Kur'an, vahyin en yüksek şeklidir.
| |