GUSÜL
Gusül Ne Demektir?
Gusül kelimesi,
lügatte, yıkanmak, | (...) ages/smilies/smiliv.gif" border="0" alt="" title="," class="inlineimg" /> kurulanmak maksadıyla esaslı |
| mânasına gelir. Bu kelimenin dinî mânası ise, bütün
bedenin, hiçbir | bir taharet için kullanılmaktadır. Avret mahalli hastalıklarının Batı toplumlarında bizimkinden |
| tarafında iğne ucu kadar kuru yer kalmayacak şekilde
yıkanması demektir. | daha fazla görülmesi bu temizlik anlayışının bir hikmetidir.
Taharetlenme mümkün oldukça |
Gusüle, Türkçemizde boy abdesti de denir.
Gusül | sol el ile ve bol suyla yapılmalı gerektiğinde sabun da |
Ne Zaman Lâzımdır?
Guslü gerektiren haller üçtür:
1
- Cünüplük | kullanılmalıdır.
Taharetlenmenin su ile yapılması bez taş ve kâğıtla yapılmasından daha |
hâlidir. Bu, iki sebebden ileri gelir:
a. İster
uyanık halde | sağlıklıdır. Kubâ halkı su ile taharetlendikleri için Tevbe sûresinin 108. |
| olsun, isterse uyku hâlinde olsun, herhangi bir temas
veya cinsî | âyeti onlar hakkında nâzil olmuştur. Bu âyet ("Orada -maddî ve |
münasebet olmaksızın, erkek ve kadından şehvetle meninin dışarı
atılması.
Meninin | manevî pisliklerden- temizlenmeyi seven kimseler vardır. Allah çok çok temizlenenleri |
| şehvetsiz boşalmasından dolayı cünüplük hâli meydana gelmez. Bu
sebeble gusletmek | sever.") nazil olduğu vakit Resûlullah (sas) : "Ey Ensar cemaati! |
de gerekmez. Sadece abdest bozulmuş olur.
b. Cinsî münasebette
bulunulması... Burada | Allah sizi temizlik hususunda övmektedir bu övgüye sebep olan temizliğiniz |
| meninin gelmesi (inzal) şart değildir. Cinsî münasebetin kendisi
cünüplük sebebidir. | nasıldır?" diye sordular. Onlar da: "Biz namaz için abdest alırız |
2 - Guslü farz kılan ikinci hal, kadınların
hayız hâlidir. | cünüplükten ötürü yıkanırız ve su ile taharetleniriz." dediler. Peygamber (sas): |
Kadınların hayız halleri son bulunca, gusletmeleri farz olur.
3 - | "Övgü işte bunun için! O halde buna devam edin!" buyurdular. |
| Gusletmeyi farz kılan üçüncü durum, yine kadınlara mahsus
bir hâl | (İbn Mâce Tahâret-28).
Hz. Âişe (r.anhâ) Peygamber (sas)'in hiçbir zaman su |
olan nifas, yani doğumdan sonraki lohusalık hâlidir.
Nifas
hâlinden kurtulan | ile taharetlenmeden tuvaletten çıkmadığını bildirmiştir. İbn Ömer (ra) de: "Biz |
bir kadına da gusletmek farz olur.
Guslün Hikmetleri | de bu şekilde yaptık ve bunun bir şifa ve temizlik |
ve Faydaları:
Gusül, âkıl-bâliğ olan her Müslümana, kendisinde
guslü gerektiren | vasıtası olduğunu gördük." demiştir. (İbn Mâace Tahâret-28)
Adet loğusalık ve hamilelikte |
| bir hal meydana geldiği takdirde farzdır. Gusül temizliğinde,
mânevî ve | temizlik
Ergenlik döneminde oluşan değişiklikler sebebiyle genç kızlar ve kadınlar bu |
| uhrevî birçok faydalar yanısıra, pek çok maddî fayda
ve güzellikler | konuda daha da özenli olmalı bu mahallin temizliğini önden arkaya |
de bulunmaktadır. Bu sebeble İslâmiyet, gusle büyük ehemmiyet
vermiştir.
İnsan | doğru yapmalıdırlar ki idrar yolu enfeksiyorlarına yakalanmasınlar.
Kadınların bu gibi temizliklerinde |
| bu vecibeyi yerine getirmekle, hem Allah'ın muhabbetini kendine
celbetmekte ve | sabun yerine pH değeri nötr temizleyiciler kullanması tavsiye edilmelidir. Muayyen |
| rızasına nâil olmakta; hem de maddeten sıhhat ve
âfiyet kazanmaktadır. | günlerinde söz konusu bölgenin kuru kalması ıslanan pedlerin sık sık |
Gusül, aynı zamanda küçük günahlara da keffârettir. Peygamber
Efendimiz, Enes | değiştirilerek mikrop üremesine fırsat vermemek gerekir. Sentetik iç çamaşır ve |
bin Mâlik Hazretlerine hitâben:
"Ey Enes! Guslederken mübalâğa
et. Böylece | dar pantolonların giyilmesi de kadınlarda bu bölgede hastalık riskini artırmaktadır. |
| yıkanma mahallinden ayrılırken üzerinde günah ve hatâlardan arınmış
olarak çıkarsın" | Bu dönemlerde her gün duş yapılmasında fayda vardır. Oturma banyosu |
buyurmuşlardır. Hz. Enes de:
"Yâ Resûlâllah, mübalâğa nasıl
olur?" diye | ve küvet kullanılmamalıdır.
Genç kızlara adet gördüklerinde kanamanın yayılmaması için emici |
sorduklarında, şu cevabı almışlardır:
"Saç diplerini ıslat ve
deriyi de | özelliği olan pedler kullanmaları ergenliğin ilk döneminde öğretilmelidir. İç çamaşıra |
pisliklerden arındır."
Cünüplük, ibadetleri ifaya mâni, mânevî bir
kirlilik hâli | yerleştirilecek sıhhî pedler en uygun koruyucudur. Bunlar günde en az |
| olduğu için, en başta mü'minin kendine ağır gelen,
huzursuz kılan, | dört kez değiştirilmelidir. Kanamanın daha fazla olduğu ilk birkaç günde |
| ruhunu daraltan bir durumdur. Rivâyetlerde, yeryüzünün cünüp gezen
insanlardan tiksinti | pedleri daha sık değiştirmek gerekebilir. Sıhhî pedlerin değiştirilmesinin ihmal edilmesinin |
| duyup onları Allah'a şikâyette bulunduğu zikredilmiştir. Cünüp insanların
yanına rahmet | olumsuz sonuçlara yol açabileceği ergene öğretilmelidir. Bu hususlar kadınlar için |
| meleklerinin gelmeyeceği de yine rivâyetler arasındadır. Bu sebeble
salâhat ve | de geçerlidir. Kanama az da olsa aynı pedi sekiz saatten |
| takvâ sahibi kimseler, kendilerinde cünüplük hâli meydana geldiğinde,
bu halden | fazla kullanmamak gerekir.
Derideki yağ ve ter bezlerinin aşırı çalışması |
| kurtulmak konusunda acele etmişler; geceyi cünüp olarak geçirmekten
şiddetle kaçınmışlardır | ayrıca üreme yolunda artmış salgılar sebebiyle gebeler her gün yıkanabilir. |
(*). Bu, işin takvâ yönüdür.
Bütün bunlar, cünüp
olan bir | Yıkanma duş şeklinde olmalıdır. Hamilelikte duş almak banyo teknesine su |
| insanın, uğursuz ve maddeten pis ve necis olduğu
mânasına gelmez. | doldurarak yıkanmaktan daha güvenlidir. Su ılık olmalıdır. Hamama gitmek hamileler |
| Cünüp kimse ile görüşülüp konuşulmayacağı söylenemez. Dikkat edilmesi
gereken husus; | için tehlikeli olabilir. 
(...) hirlerde yaşayan çocukların bir çok |
| namaz vaktini geçirmeden yıkanmaktır. İnsan, namaz vaktini geçirmemek
şartıyle, yıkanmayı | enfeksiyonla hayatlarının erken döneminde karşılaştığını ve yüksek sıradışı bir astım |
| te'hir edebilir ve bu halde iken cünüp kimseye
yapması harâm | riskinin olmadığını belirtiyor. D. Strachan'a göre insanlar üzerinde yapılan çalışmalar |
| olan işlerin dışında kalan herşey'i yapabilir. Bu da,
işin fetvâ | göstermiştir ki hayatın belli döneminde geçirilen enfeksiyonlar aslında ileride karşılaşılabilinecek |
yönüdür.
Ebû Hüreyre, bir gün yolda, cünüp iken, Resûlüllah
Efendimize rastlamış, | alerjik hassasiyeti engelliyor.
Geçtiğimiz birkaç yılda immünologlar Th (T lenfosit) |
| fakat bu cünüp hâliyle O'nun yanında bulunmaktan sıkılarak
savuşup gitmiş, | denen savunma hücrelerini keşfettiler. Müdafaa sistemi düzgün bir biçimde çalıştığı |
| yıkanıp geri dönmüştü. Resûl-i Ekrem, kendisine nereye kaybolduğunu
sorunca da | zaman Th1 (T yardımcı hücre1) hücreleri sitokin denen haberci kuryeleri |
| durumu olduğu gibi anlatmış idi. Resûlüllah Efendimiz bunun
üzerine Ebû | göndererek enfekte olmuş hücreleri bakteri veya virüsleri yokederler. Th2 (T |
Hüreyre'ye şu cevabı vermişlerdi:
"Sübhânallah, mü'min hiç necis
(pis) olur | yardımcı hücre2) hücreleri sitokinleri tamamen farklı operasyonlar için kullanır.
Savunma |
mu?"
Bu hadîsten anlaşıldığına göre, cünüp olan bir
mü'min, kimse | sistemi güç dengesindeki duruma bağlı olarak iki farklı hücresel ajandan |
| ile görüşüp konuşamıyacağı bir pislik ve uğursuzluk içine
düşmüş değildir. | birini seçer (Thl veya Th2). Bu iki farklı hücresel ajandan |
| Şu halde, yeryüzünün tiksinip, rahmet meleklerinin kendisinden kaçtığı
insanlar, cünüplüğü | hangisinin daha baskın duruma geçeceği ise; çocukluğumuzda hattâ bebekliğimizin ilk |
| hafife alan ve cünüp gezmeyi âdet hâline getiren
kimseler olmaktadır. | birkaç ayında ne kadar bakteri ve virüsle karşılaşacağımıza bağlıdır. Bebekler |
Dinî açıdan bu derece kıymet ve ehemmiyet taşıyan
guslün biraz | son derece merhametli bir çevrede dünyaya gözlerini açar. Th hücrelerinin |
da maddî ve tıbbî yönü üzerinde duralım:
Guslün
insan sağlığına | çoğu tecrübesizdir şimdi immünologlar bebeklerin ilk aylarında karşı karşıya kaldıkları |
yaptığı müsbet te'sir şu şekilde îzah edilmektedir:
Cinsî
boşalma olayı, | enfekte edici elemanlara karşı Th hücrelerinin Thl'e doğru mu yoksa |
| insandaki bütün sinir sistemini seferber eden ve bütün
organizmayı sarsan | Th2'ye doğru mu olgunlaştığı konusunda araştırma yapıyorlar. Sonuçlara göre tecrübesiz |
| fizyolojik bir hâdisedir. Bu olay esnasında vücutta büyük
bir hücre | Th hücreleri vücut virüs ve bakteri atağı altında iken müdafaa |
| yıkımı meydana gelir. Bu esnada solunum ve dolaşım
cihazları bu | sistemi IL12 (interleukin12 savunma sistemi ve kemik iliği hücreleri üzerine |
| olaya bütün güçleriyle katıldıklarından, solunum adedi artar. Kan
dolaşımı hızlanır. | etkili protein yapısında bir tür aracı molekül) ve birtakım kimyasallar |
| Hattâ bu esnada sarfedilen kuvvet, bin beş yüz
metre koşmaya | etkisiyle Thl hücrelerine çevrilir. Bebeklerde de bakteri ve virüs atağı |
| eşittir. Yahut başka bir benzetme ile, yedi katlı
bir apartmanın | oldukça fazla olduğundan dengenin Thl yönüne kaymasını sağlar.
Günümüzde hijyen |
en üst katına koşarak çıkmak kadar yorucudur.
Bu
hâdise vuku | hipoaaaini savunanlar aşırı temiz (ultraclean) bir yaşamın savunma sistemine zarar |
| bulduktan sonra, uzviyet müdhiş bir yorgunluk ve ezici
bir bitkinlik | verebileceği konusunda mümkün mekanizmayı ortaya çıkarmaya çalışıyorlar. Bir sonraki hedefleri |
| hisseder. Ağır bir yük taşımış gibi olur. İşte
büyük bir | ise nasıl bir hijyenin bizim için zararlı olduğunu tam olarak |
| hücre yıkımına uğrayan ve büyük bir sarsıntı geçiren
insan vücudu, | ortaya çıkarmak.
Çocukluk enfeksiyonları sadece hikâyenin bir kısmı; sorumluluğun diğer |
| yıkanmak sayesinde derhal bir rehavet ve gevşeme ile
sükûnete kavuşur. | yarısı da insan vücudunda yaşayan ve değişken olan mikroplar. London |
Vücuda yeni bir zindelik ve canlılık gelir.
İşte
bu sebeble | College Üniversitesi'nde bakteriyolog olan John Stanford Hook; kirliliğin çok özel |
| gusül, insan için mükemmel bir temizlik, maddeten ve
mânen dinlenme | bakteri içeriğinin olduğunu ve bunların da aramızdaki pasaklıları; astım saman |
ve huzur bahşeden bir yıkanmadır.
Gusletmesi Farz | nezlesi ve diğer alerjilere karşı koruduğunu söylemişti.
Mycobakteriler toprakta göletlerde |
Olanlara Haram Olan Şeyler Nelerdir?
Cünüp olan kadın
ve erkeğe | ve akarsularda bulunur ama vücudumuzda bulunmaz. Böylece değişken çevremizde onlarla |
| veyahut hayız ve nifas hâlindeki kadınlara yapmaları harâm
olan dinî | sürekli münasebet hâlindeyiz. Gelişmekte olan ülkelerin su kaynaklarında litre başına |
vazifeler şunlardır:
1 - Namaz kılmak.
Cünüp olan
kimse, oruç | bir milyardan fazla mycobakteri olabilmektedir. Batı'da bu oran suların klorlanması |
| tutmakla beraber, hayız ve nifas hâlindeki kadın, oruç
da tutamaz. | ile önemsiz seviyelere düşmektedir. Mycobakteriler savunma sisteminin fonksiyonlarını dramatik bir |
2 - Kur'an okumak.
Ezberden veya Mushaf'a bakarak
bir âyet | şekilde değişikliğe uğratabilirler.
Batı'da insanlar çok az vakitlerini dış ortamda |
| dahi olsa Kur'an okumak (tilâvet) haramdır. Ancak Kur'an'daki
dua ve | harcıyor ve çok az kirle haşırneşir oluyorlar ve bu da |
| sena âyetlerini tilâvet kasdı olmaksızın dua ve sena
niyyetiyle ezberden | onların mycobakterilerle karşılaşma ihtimalini oldukça azaltıyor. Mycobakterilerle daha az karşılaşılması |
okumak câiz görülmüştür.
Meselâ, cünüp bir kimsenin dua
ve sena | belki de bu yüksek astım nispetlerini açıklayabilir. Çünkü iç kesimde |
| âyetlerini ihtiva eden Fâtiha sûresini tilâvet kasdıyla okuması
haramdır. Dua | yaşayan insanların evlerinde bahçesi olanlar oldukça azdır. Günümüzde insanlar yaşadıkları |
ve sena niyyetiyle okuması ise câiz olur.
*
Kelime-i şehadet | ortamı tamamen dış çevreden soyutlamaya ve aşırı hijyen metotları uygulamaya |
getirmek, tesbih ve tekbir kelimelerini söylemek de câizdir.
3 - | başlamışlardır. Fakat müdafaa sistemimiz bu soyutlanan dış çevreye ihtiyaç duymaktadır. |
| Kur'an okumak caiz olmadığı gibi Kur'an-ı Kerîm'e el
sürmek de | "Günlük hayatımızda yeterince bakteri ve virüsle karşılaşmazsak onları aşılarla vücudumuza |
| caiz değildir. İsterse el sürülen bir âyet olsun,
isterse yarım | almak zorunda kalabiliriz." Hijyen kısmen hayatımızı korusa da bizi bazı |
| âyet. Ancak Kur'ân-ı Kerîm bir mahfaza içinde olduğu
takdirde el | şeylerden mahrum bırakır ve bize hastahane masrafı çıkarabilir. Çünkü bugün |
sürmek caiz olur.
4 - Kâbe-i Muazzama'yı tavâf
etmek.
5 | bilinmektedir ki aşırı hijyen bazı otoimmün hastalıklara ve alerjilere yol |
| - Zaruret olmaksızın câmi-i şerîfin içine girmek veya
camiin içinden | açabilmektedir. Ve kısmen çamurlu suların ekonomik değeri pek yoktur ama |
geçmek.
6 - Üzerinde âyet-i kerime yazılı herhangi
altın ve | müdafaa sistemine egzersiz yapma imkânı verir.
Yapılan iki yeni çalışmaya |
| gümüş parayı ve kolyeyi veyahut levhayı elle tutmak
da haramdır. | göre savunma sisteminin yeniden eğitilerek astımı ve belki de diğer |
Gusletmeleri Farz Olanlara Mekruh Olan
Şeyler:
1 | alerjileri engelleyebilecek aşılar geliştirilebilir. Oxford Üniversitesi'nden Julian Hopkins adlı araştırmacı |
- Dinî kitablardan herhangi birini el ile tutup
okumak.
2 | astımlı ve saman nezlesi olan 40 kişi üzerinde "Mycobacterium vaccae" |
- Elini, ağzını yıkamadan yiyip içmek.
Guslü | aşısını test etmekte böylece bu hastalıklara bir çare bulunacağını ummaktadır. |
Gerektiren Haller ile İlgili Bâzı Mes'eleler:
* Şiddetle
yerinden kopan | Eğer hijyen hipoaaaini savunanlar haklı ise bir çok yeni aşı |
| ve şehvetle dışarı boşalan meniden dolayı, gusül lâzım
gelir. Şehvetle | geliştirmek ve var olan aşıları da yeniden gözden geçirmek gerekmektedir. |
| yerinden ayrılıp, şehvet dindikten sonra dışarı akan meniden
dolayı ise, | Hijyen takıntısı olan Batı toplumları mikroplara karşı kin ve endişe |
| İmam-ı A'zam ve İmam-ı Muhammed'e göre yine gusül
lâzım gelirse | dolu fikirlerini yeniden düşünmek zorunda kalacaklardır
|
de, Ebû Yûsuf'a göre, gusül gerekmez.
Bu kavle
göre, şehvetle | |
| yerinden ayrılan meninin, o anda dışarı boşalması önlenir
ve şehvet | |
| dindikten sonra dışarı akmasına yol verilirse; bu durum
guslü gerektirmez. | |
| Ebû Yûsuf'un bu görüşünde, misafirlikte veya kış mevsiminde
böyle bir | |
durumla karşılaşanlar için, büyük kolaylık vardır.
* Gusül
için, cinsî | |
| birleşme sırasında, erkeğin tenasül uzvu (penis) ile kadının
tenasül uzvunun | |
| (vagina) tam birleşmesi gerekmez. Penisin sadece uç kısmının
vaginaya girmesi | |
| ile, meni aksın akmasın gusül lâzım gelir. Yalnız
kadın ile | |
| erkeğin bülûğa ermiş olmaları da şarttır. Sadece biri
bülûğ çağında | |
ise; gusül, bülûğ çağında olana gerekir, diğerine gerekmez.
* Erkeğin | |
| tenasül uzvunu bez gibi bir şeye sararak cinsî
birleşmede bulunması | |
| hâlinde, ancak bu birleşmeden tarafların lezzet almaları durumunda
gusül gerekir. | |
| Lezzet alınmazsa, gusül gerekmez. Fakat lezzet alınmasa da,
ihtiyaten yıkanılması | |
takvâya uygun görülmüştür.
* Ön ve arka yoldan
birine parmağını | |
sokmak, guslü gerektirmez.
* Birini el ile tutmak,
okşamak veya | |
| bakmak neticesinde meni gelirse, gusül gerekir. Bu durum,
erkek için | |
de kadın için de böyledir.
* Uykudan kalkan
kimse, yatak | |
| çarşafında veya iç çamaşırında veya butlarında bir yaşlık
görse, duruma | |
| bakılır: Eğer rü'yada ihtilâm olduğunu hatırlıyorsa, gusletmesi gerekir.
Fakat ihtilâm | |
| olduğunu hatırlamıyorsa, Ebû Yûsuf'a göre gusletmesi gerekmez. Çünkü,
o yaşlık | |
| mezi de olabilir. Kaldı ki, meni bile olsa,
şehvetle geldiği | |
| bilinmemektedir. İmam-ı A'zam ve İmam-ı Muhammed ise, o
yaşlığın meni | |
| olmayıp, mezi olduğu kesin bilinmesi halinde guslü gerekli
görmezler. Fakat | |
| meni veya mezi olduğunda tereddüt edilse veya meni
olduğu zannı | |
hâsıl olsa, ihtiyaten gusül gerekir, derler.
* Rü'yada
ihtilâm olduğu | |
halde, dışarı meni akmamışsa gusül gerekmez.
* Bir
kadından, yıkandıktan | |
sonra, kocasının menisi akacak olsa, tekrar yıkanması gerekmez.
* Dövülme, | |
| ağır bir şey kaldırma gibi sebeblerden dolayı şehvetsiz
olarak gelen | |
meni guslü icab ettirmez.
İmam-ı Şâfiî ise, bu
halde de | |
guslü gerekli görür.
* Gayr-i müslimin biri, cünüp
veya hayız | |
| veya nifaslı halde iken İslâm'a gelse, kendisine gusül
etmek farz | |
olur. Fakat bu haller kendisinde yokken İslâm'a girmesi
| |
Guslün Sahih Olmasının Şartları Nelerdir?
Guslün sahih
olabilmesi için, | |
| kadınlarda hayız ve nifas kanının tamamen durmasını; erkeklerde
ise, kendilerinden | |
gelen meninin arkasının kesilmesini beklemek şarttır.
Erkeğin, kendinden
gelen meninin | |
| kesilmesini te'min için inzalden, yani, meninin akmasından sonra,
ya uyuması | |
| veya bir müddet yürüyüp gezinmesi veyahut da birkaç
damla da | |
| olsa idrar çıkarması gerekir. Bu hususlardan birine riayet
ederek gusleden | |
| kimseden, yıkandıktan sonra meni gelse bile, bu meni
guslü bozmaz. | |
| Yeniden yıkanmayı gerektirmez. Fakat bu hususlara riayet edilmeden
hemen yıkanılır | |
| yıkandıktan sonra da meni gelirse, guslü sahih değildir.
Tekrar yıkanmak | |
gerekir.
Guslün sıhhatinin ikinci şartı da; bedende iğne
ucu kadar | |
| bile, kuru hiçbir yerin kalmamasına dikkat etmektir. Vücutta
yıkanmamış bir | |
yer kalırsa, o gusül de sahih olmaz.
Guslün | |
Rükünleri, Yani Farzları Nelerdir?
Guslün farzları üçtür:
1
- Bir | |
kere ağza dolu dolu su vermek,
2 -
Bir kere | |
burna sertçe su çekmek,
3 - Bir kere
de bütün | |
vücudu yıkayıp, temizlemek.
Ağzı, burnu ve bütün bedeni
en az | |
| bir kere yıkamak farzdır. Bu yıkamayı üç'e çıkaran
kimse ise, | |
farzı yerine getirmekle beraber, sünnet sevabını da kazanır.
Guslün
farzlarını îfa | |
ederken bilhassa şu hususlara dikkat etmelidir:
* Ağza
bolca su | |
| alarak, ağzın içini iyice ıslatmalı, dişler arasında, suyun
dişlere temasını | |
önleyecek yemek artıkları varsa, onları temizlemelidir.
* Burna
ise sertçe | |
| su çekerek, burun içinde kuru yer kalmamasına ihtimam
göstermeli; kurumuş | |
| sümük artıkları varsa, onları el ile temizleyerek veya
sümkürerek gidermelidir. | |
Yalnız oruçlu iken burna su çekmekte dikkatli olup,
boğaza su | |
kaçırmamaya çalışmalıdır.
* Vücutta iğne ucu kadar bile
olsa, hiçbir | |
| kuru yerin kalmamasına, suyun bedenin her tarafına ulaştırılmasına
itina gösterilmelidir. | |
Bu sebeble, bedende suyun deriye ulaşmasını önleyici hamur,
mum, yağlı | |
| boya, oje, v.s. gibi maddeler varsa, yıkanmadan önce
bunların temizlenmesi | |
| şarttır. Tırnak kirleri, pire ve sinek pislikleri, kına,
mürekkep gibi | |
| suyun cilde ulaşmasına engel teşkil etmeyen boyalar, gusle
mâni değildir. | |
* Kapanmamış olan küpe deliklerinin de içinin yıkanması
gerekir. Kulakta | |
| küpe takılı ise, onları ileri geri oynatmakla bu
te'min edilir. | |
* Göbek çukurunun içi de yıkanmalıdır.
* Kadınlarda,
uzun veya | |
| örgülü saçların bütünü ıslanması gerekmez. Buna binaen, kadın,
gusül için | |
| saçının örgüsünü açmak mecburiyetinde değildir. Şart olan, saçın
diplerine suyun | |
| ulaştırılmasıdır. Saçlarda kuru yer kalsa bile, saç dipleri
ıslandıktan sonra | |
gusül sahih olur.
Erkeklerde durum böyle değildir. Çok
uzun veya | |
| örgülü de olsa, erkeklerin, saçlarının tamamını yıkayıp ıslatmaları
gerekir. Çünkü, | |
| saç, erkekler için ziynet değildir. Erkeğin saç uzatmasında
bir maslahat | |
yoktur.
* Sakal, sık ve gür bile olsa,
suyu cilde | |
| mutlaka ulaştırmalıdır. Halbuki, abdestte sık olan sakalın diplerini
yıkamak mecburiyeti | |
yoktur; sadece sakalın ıslatılması kâfi gelir.
* Kaş
ve bıyıkların | |
| durumu da aynıdır. Kıllar ile birlikte derinin de
yıkanması gerekir. | |
Mâlikîler ve Şâfiîler, ağzın ve burnun içini, bedenin
zâhirine (dışına) | |
| dahil saymazlar, birer iç organ olarak kabûl ederler.
Bu sebeble, | |
| bunları gusülde ve abdestte yıkamak onlara göre farz
değil, sünnettir. | |
Hanbelîler ise, ağızı ve burnun içini yüzün bir
parçası kabûl | |
| ederler. Abdestte de, gusülde de yıkanması bunlara göre
farzdır. | |