Ozanlarimiz
ABDAL MUSA SULTAN
Horasan'dan Rum'a zuhur eyleyen
Pirim Hacı | (...) Dünyanın en çok konuşulan dilleri
En çok konuşulan |
Bektaş Veli değil mi
Binip cansız duvarları yürüten
Pirim Hacı | diller
Dil
Ana Dil Olarak Konuşanlar (milyon)
Çince (Mandarin)
885.0
İspanyolca
332.0
İngilizce
322.0
|
Bektaş Veli değil mi?
Anadolu'nun ünlü erenlerinden ve
ermişlerinden olan |
Bengalce
189.0
Hindu dili
182.0
Portekizce
170.0
Rusça
170.0
Japonca
125.0
Almanca
98.0
(...) Edip |
Abdal Musa Sultan aynı zamanda ünlü bir ozan
ve düşünürdür. | Cansever'in Şiirleri.
Aaaaaa !...
Bir Süleyman gördüm hiçbir yanı |
| Aslen Horasan'lı dır. Azerbaycan'ın Hoy kasabasına gelmiş ve
bir süre | kımıldamıyor
Oturmuş bir iskemleye
Pek de oturmuşluğu yok iskemle ayaksız |
orada yaşamış olduğundan "Hoylu'' olarak tanınmıştır. Hacı Bektaş
Veli'nin amcası |
O nasıl şey bu adam soyut mu ne
Baksan bir |
Haydar Ata'nın oğlu Hasan Gazi'nin oğludur. Kaygusuz Abdal
Menkıbesine göre | ilgisi var elleriyle
Uzamış uzamış uzamış doğrusu elleri
Sevmeye domuzlanıyor |
"Kösre Musa" adıyla da anılır.
Abdal Musa Sultan
Horasan Erenlerinden | gittikçe
Konuştum konuşmuyor
Dürttüm dürtülmüyor
Kızdım bir bıçak salladım karnına |
| ve Hz. Peygamber soyundandır. 14. yy. da yaşadığı
ve Osmanlıların |
Aaaa!
Yok yahu bana mısın demiyor
Şaşırdım yokladım kendimi iyice |
| Bursa'yı fethi yıllarında Orhan Bey'in askerleriyle savaşlara katıldığı
ve büyük |
Bir çağ mı değiştik sabah sabah ne
Artık ölüm insanlardan |
| yararlıklar gösterdiği tarihi kaynaklarda yazılıdır. Hacı Bektaş Veli'nin
önde gelen | olmuyor.
|
halifelerindendir. Payesi sultanlık mertebesi "Abdallık". Pir evindeki hizmet
postu ise | |
| "Ayakçı Postu''dur. Bu post Bektaşi tarikatındaki on iki
posttan on | |
birincisi olup diğer adı ''Abdal Musa Sultan Postu"dur.
Ayakçılık Abdallık | |
mertebesidir.
Elmalı Tekke köyündeki dergahı ilk Bektaşilerin dört
büyük "Asitanei | |
Bektaşiyan" dan biridir. Ancak Anadolu'nun inanç coğrafyasında seçkin
bir yeri | |
| etkin bir gücü olan Abdal Musa Sultan adına
daha bir | |
| çok yerde makam ve mezarlar yapılmıştır. Bir çok
yazar ve | |
araştırmacı bu büyük savaşçı ve düşünürü konu alan
araştırmalar yapmışlardır. | |
Bazılarına göre Abdal Musa Sultan; Bursa'nın fethine katıldıktan
sonra Manisa | |
Aydın ve Denizli yöresinde bulunmuş daha sonra da
Türkmen ve | |
| yörüklerin yoğun bulunduğu Elmalı yöresinde tekkesini kurmuştur. Ayrıca
Denizli'de yatan | |
"Büyük Yatağan Baba"dan esinlendiğini de belirtmişlerdir.
Abdal Musa
Sultan Elmalı | |
| yôresinde kurduğu tekkesinde sayısız kişiler irşad etmiş (uyarmış)
ve bunlar | |
arasında büyük ozanlar yetişmiştir. Bunların en ünlüsü de
Alevi-Bektaşi edebiyatın | |
abidelerinden sayılan Kaygusuz Abdal'dır.
Ancak onunla ilgili olarak
Abdal Musa | |
Sultan Velayetnamesi'nde konu edilen söylenceyi yeri gelmişken aktarmadan
geçmeyelim:
''Alaiye | |
reyinin oğlu Gaybi Abdal Musa'ya derviş olup Kaygusuz
adını alınca | |
| babası oğlunu kurtarmak ister. Tekke Beyi'nin yardımını talep
eder. Tekke | |
| Beyi'de Kılağılı İsa adlı pehlivan yiğidini Abdal Musa'nın
tekkesine yollar. | |
İsa dergaha varır ve kapıya gelince: Çağırın bana
Abdal Musa'yı | |
diye gürler. Ancak atı ürker ve İsa'yı sırtından
atar sürükleyerek | |
parçalar.
Tekke beyi bu olaya çok sinirlenir ve
ordusuyla harekete | |
| geçer. Abdal Musa Sultan'ı yakmak öbek öbek odunlar
yığılır. Ateşler | |
| tutuşturulur. Abdal Musa Sultan'da üç yüz kadar müridi
ile semah | |
ederek yola koyulur...
Bu öyle bir geliş ki
onlarla birlikte | |
dağlar ağaçlar kayalar da beraber yürür Dervişler bir
gülbank çekip | |
ateşe girer. Ateş onları yakmaz onlar ateşi söndürürler.
Bu manzarayı | |
gören Kaygusuz'un babası dunuma hayranlıkla bakar Abdal Musa'nın
ellerini öper | |
| ve geriye döner. Kaygusuz bu dergahta kırk yıl
hizmet eder...'' | |
Abdal Musa Sultan'ın kerametleri kendi adı verilen Velayetname'de
anlatılır. Abdal | |
Musa Sultan Velayetnamesi günümüz Türkçesi ile Ali Adil
Atalay tarafından | |
| beşinci kez olarak yayınlanmıştır. kerametlerinden biri de şöyle:
"Abdal Musa | |
Sultan bir pamuk içine kor halinde bir ateş
parçasını müridlerinden | |
biriyle Geyikli Baba'ya gönderir. Geyikli baba da ona
bir bakraç | |
içinde geyik sütü gönderir. Bu kerametin yorumu da
"hayvanatı iradesine | |
bağlamak bitkilere hükmetmekten zordur'' şeklindedir.
Şair düşünür Horasan
ereni Abdal | |
| Musa Sultan'ın keramet ve erdemleri yedi yüzyıldan bu
yana dillerde | |
söylenir durur. Antalya Elmalı ilçesine bağlı Tekke köyündeki
türbesi 14. | |
| yy.'da Selçuklu mimarisi örneğinde yapılmıştır. Tekke hakkında en
önemli bilgiyi | |
17 yy. da burayı ziyaret eden ünlü gezgin
Evliya Çelebi | |
Seyahatnamesinde vermiştir. Bu bilgilere göre tekkenin kubbesindeki altın
alem beş | |
| saatlik yerden görülüyormuş. Abdal Musa Sultan sandukası baş
ucunda seyyid | |
| olduğunu gösteren yeşil imamesi durur. Tekkenin etrafında bağ
ve bahçeler | |
uzanır Misafirhaneler kiler mutfak meydanlar gibi bir çok
ek binalar | |
| varmış. Mutfakta kırk derviş hizmet eder. Meydanın dışında
ayrıca büyük | |
bir misafirhane bulunur ki üstü konak altı ise
iki yüz | |
| at alacak kadar büyük bir ahırdır. Misafir hiç
eksik olmaz. | |
Tekke yapıldığı günden beri mutfağında hiç ateş sönmemiştir.
Tekkenin çok | |
zengin vakıfları vardır. On binden fazla koyunu bin
camuzu binlerce | |
devesi ve katın yedi değirmeni ve daha birçok
varlığı ile | |
| üç yüz elli yıl önceki Abdal Musa Sultan
tekkesinin çok | |
büyük zenginliklere sahip bir kurum olduğunu belirtiyor. Evliya
Çelebi...
Yeniçeri | |
| Ocağı'nın kaldırılmasından sonra dağıtılan tekkeler arasında Abdal Musa
Sultan tekkesi | |
de nasibini almıştır. 1242 (1829)'da hükümetçe gönderilen memurlar
tarafından dergahta | |
| mevcut bütün eşyalar ve binlerce canlı hayvan satılıp
defteri İstanbul'a | |
gönderilmiştir. Bu hal tekkelerin 1925'de kapanmasına kadar yaşanmıştır.
Değişik dönemlerde | |
onarım gören Tekke zaman içinde yıkılmış günümüzde ise
sadece Abdal | |
Musa Sultan türbesi kalmıştır. Türbede Abdal Musa annesi
babası kız | |
kardeşi ile Kaygusuz Abdal'ın kabirleri vardır.
Tekke'nin giriş
kapısındaki kitabe | |
yazısının bir beyt'ini aşağıya alıyoruz:
Edeble kıl ziyaret
bir makaam-ı | |
alişandır bu
Füyuz'u Hakk'a menba asitan-ı aşikaandır bu.
Önce de | |
belirtildiği gibi; Aleyi-Bektaşi şiirine ''nefes''adı verilir. Alevi-Bektaşi şiiri
de genellikle | |
Yunus Emre'nin şiirinden etkilenmiştir. Bu şiir daha sonra
Abdal Musa | |
| ile yönünü çizmiş ve Kaygusuz Abdal'la beslenerek doruğuna
erişmiştir. Abdal | |
| Musa'nın günümüze kadar gelen şiirleri çok azdır. Ancak
az da | |
olsa bu şiirler Alevi-Bektaşi edebiyatının seçkin örnekleri sayılır.
Bu şiirlerle | |
Alevi-Bektaşi edebiyatı kesin anlam kazanmıştır.
Nefesleri:
| |
|
| |
|
| |
Kim ne bilür bizi nice soydanuz
Ne zerre
ottan ne | |
hod sudanuz
Bizim meftunumuz marifet söyler
Biz Horasan
mülkündeki baydanuz | |
Yedi deniz bizim keşkülümüzde
Hacem umman ise biz
de göldenüz | |
Hızır İlyas bizim yoldaşımızdır
Ne zerrece Günden ne
de Aydanuz | |
Yedi tamu bize nevbehar oldu
Sekiz uçmak içindeki
köydenüz
Bizim | |
zahmımıza merhem bulunmaz
Biz kudret okuna gizli yaydanuz
Turda Musa | |
durup münacat eyler
Neslimizi sorarsanız ''Hoy'' danuz
Ali
geldi adım | |
bahane
Güvercin donunda kondum cihana
Abdal Musa oldum
geldim zemana | |
Arif anlar bizi nice sırdanuz.
Horasan'dan Rum'a zuhur
eyleyen
Pirim | |
Hacı Bektaş Veli değil mi
Binip cansız duvarları
yürüten
Pirim | |
Hacı Bektaş Veli değil mi?
Doksan altı bin
Horasan Pirleri | |
Elli yedi bin de Rum erenleri
Cümlesinin servirazı
serveri
Pirim | |
Hacı Bektaş Veli değil mi?
Balım Sultan arkadaşı
yoldaşı
Kızıldeli | |
Sultan dürür hem eşi
Abdal Musa Sultan dersen
ne kişi | |
Pirim Hacı Bektaş Veli değil mi?
| |