Yahudi Düşünür JOSEPH ALBO
JOSEPH ALBO
1380’de doğan
Joseph Albo | (...) Ülkü DO?ANÇAY
Ülkü'nün annesi Selanikli Vasfiye Han?m Atatürk'ün |
| 1413-14 yıllarında Saragossa - Daroca Yahudi Cemaatinin temsilcisi
olarak katıldığı | annesi Zübeyde Han?m taraf?ndan evlatl?k olarak al?n?p büyütülmü?tür. Zübeyde Han?m |
| Tortosa ve San Mateo Tartışmalarında önemli bir rol
oynamış İspanyol | ile Selanik'e sonra ?stanbul'a oradan da Ankara'ya birlikte gelen Vasfiye |
| bir düşünür ve hazandı. Albo’nun en önemli eseri
Esaslar Kitabı | Han?m Zübeyde Han?m ölünce de Atatürk'ün k?z karde?i Makbule Atadan'?n |
| ( Sefer ha-Ikarim) Yahudi inancının temelleri hakkında bir
çalışmadır. Dini | yan?nda kalm??t?r. Daha sonra evlenen Vasfiye Han?m'?n do?an k?z çocu?una |
bağlılığın zayıflamasına bir karşılık olarak yazılan Esaslar Kitabı
Yahudiliğe olan | Atatürk daha yüzünü görmeden "Ülkü" ad?n? koymu?tur. Ülkü büyüdükçe Atatürk'ün |
güveni Yahudilik inancının mantıksal bir sunumunun sağlanmasıyla geri
kazandırmak için | ona olan sevgisi de büyümü?; onu yurt gezilerinde yan?nda götürmeye |
tasarlanmıştır. İslami felsefe geleneği Latin Hıristiyan skolastik düşüncesi
ve hocası | ba?lam??t?r. Atatürk Ülkü'nün özellikle ya??na göre olgun davran??lar?ndan ve zekas?ndan |
Hasday Crescas’ın yazılarından yararlanan Albo Yahudiliğin temel inançlarını
sunar.
Bu eserinde | çok etkilenmi?tir. Atatürk öldü?ünde Ülkü be?buçuk ya?lar?ndayd?.
(...) |
Albo inançsız bireyi Tora’nın bir esası ortaya koyduğunu
bilen ancak | Afet ?NAN (1908-1985)
Atatürk 11 Ekim 1925'te ?zmir'e geldi?inde birçok |
| onun gerçekliğini inkar eden kişi olarak tanımlar. Gelenek
öğretisine karşı | kurumun yan? s?ra okullar? da gezerek konu?malar yapt?. Yine o |
yapılmış böyle bir isyan inançsızlığı doğurur. Ama Moşe’nin
yasasını benimseyen | günlerde ?zmir ilkokullar?ndan birinde bir toplant?da Afet Han?m'la kar??la?t?. Afet |
ve inancın temel prensiplerine inanan kişi
bu esasları mantığıyla
incelemeye girişirse | ?nan ilkö?renimini Eski?ehir'in Mihal?çç?k ilçesinde Ankara ve Biga'da tamamlad?ktan sonra |
ve metinleri araştırırsa tahlilleri tarafından yanlış yönlendirilir ya
da verilen | Bursa K?z Ö?retmen Okulu'nu 1925 y?l?nda bitirmi?tir. ?lk görevine 17 |
bir esası ilk başta anlaşılan anlamından farklı yorumlar.
Ya da | ya??ndayken babas?n?n görevi gere?i bulunduklar? ?zmir'de Reddi ?lhak ?lkokulu'nda ba?lam??t?r. |
Tora’nın bizi inanmakla yükümlü kıldığı sağlam bir
teoriyi temsil | Atatürk Afet ?nan'?n ailesinin Makedonya kolunu tan?d???ndan kendisinin meslek ve |
etmediğinden bu esası reddeder. Ve ya hataya düşerek
Tora’nın temel | durumu ile ilgilenir. Afet ?nan'?n iste?i ö?renimini sürdürmek ve yabanc? |
prensibi olmayan başka bir dogmaya inandığı gibi asıl
inancın temel | dil ö?renmektir. Bunun yerine getirilmesi için Atatürk Afet ?nan'?n babas? |
prensip olduğunu inkar edebilir. Böyle bir kişi belli
bir kavramı | ve annesi ile görü?erek kendisini o y?l ?sviçre'nin Lozan ?ehrine |
Tora’nın mucizelerinden biriymiş gibi algılar çünkü Tora otoritesi
tarafından inanmamızın | Frans?zca ö?renmeye gönderir (1925 - 1927). Sonra ?stanbul'da Frans?z K?z |
| zorunlu olduğu belirtilen esaslardan hiç birini reddetmediğini düşünmektedir.
Bu tip | Lisesi (Notre Dame de Sion)nde bu ö?renimini sürdürür (1928-1929). Ortaö?renim |
| bir kişi inançsızdır ve günahından dolayı pişmanlık duyup
kefaretini ödemesi | tarih ö?retmenli?i s?nav?na girerek ö?retmenlik belgesini al?r ve Ankara Musiki |
gerekir (Jacobs 1988 21).
Sefer ha-Ikkarim 1.Bölüm’de önceki düşünürlerin
(özellikle Maimonides | Ö?retmen Okulu'na Tarih ve Yurt Bilgisi ö?retmeni olarak atan?r (1929-1930). |
| ve Crescas’ın) Yahudi inancının temel prensiplerinin altını çizme
girişimlerini eleştirmekle | Türk Tarih Kurumu'nun kurulu? çal??malar?nda yer alm?? ve orada uzun |
başlar. Albo’ya göre Maimonides bu tip bir seçimin
yapılabileceği belli | y?llar Asba?kanl?k yapm??t?r. Ankara Üniversitesi Türk ?nk?lap Tarihi Enstitüsü'nün de |
kriterleri yeterince ortaya koyamamıştır. Ayrıca Albo Crescas’ın altı
kriterden oluşan | müdürlü?ünü yapm??t?r. Akademik çal??malar?na devam eden Afet ?nan 1938'de lisans |
| sıralamasının ilahi yasanın genel prensiplerini belirlemek için yeterli
olup olmadığını | 1939'da doktora çal??malar?n? tamamlayarak 1942'de doçent ve 1950'de de profesörlü?e |
sorgular. Bu düşünürlerden farklı olarak Albo ilahi yasayı
kavramak için | yükselir. Prof. Dr. Afet ?nan'?n Atatürk ve Türk tarihi ile |
| kesinlikle bilinmesi gereken prensipleri açıklamak konusunda endişelidir. Albo
daha sonra | ilgili birçok yay?n? bulunmaktad?r. 8 Haziran 1985 tarihinde ölmü?tür. Atatürk |
ilahi yasanın üç temel prensibini açıklar:
1. Tanrı’nın varlığı
2.
İlahi vahiy; | vasiyetnamesinde Afet ?nan için; "ya?ad??? müddetçe ?imdilik (?imdiki halde) ayda |
ve
3. Ödül ve Ceza
Bu üç prensip daha önceden
Simon ben | 800 lira verilecektir" diye vasiyette bulunmu?tur.
|
Zemah Duran tarafından da öne sürülmüştü. Bir görüşe
göre hem | |
Duran hem de Albo bu sistemi esasların vahiysel
yasanın prensipleri | |
olarak ortaya konulduğu Averroes Fasl al-Maqal’den almıştır.
İnancın
bu üç | |
prensibinin doğasını açıklarken Albo Yeni Yıl için Eklenen
Dualara dahil | |
olmuş üç kutsamanın- Krallıklar Anıtlar ve Borular- bu
inançları temsil | |
ettiğine dikkat çeker. Albo’ya göre bu üç duanın
amacı  | |
kişinin daha yılın başında (ilahi yargının yapıldığı geleneksel
dönem) dikkatini | |
Yahudi dininin temel inançlarına çekmektir. Dolayısıyla bu inançlara
bunların yorumlanmasıyla | |
ulaşılan dogmalarla beraber inanıldığında ilahi yargı sırasında
iyi bir | |
hüküm kazanmak olanaklı olur.
Averroes’nin Albo üstündeki etkisi
Albo’nun | |
bu üç prensibi reddeden bir kişi ile
(Tora) Metnini | |
| yanlış yorumlayıp Yahudiliğin diğer maddelerini inkar eden bir
kişi arasında | |
yaptığı ayrımda da ortaya çıkar. Buna göre gelecekte
Yahudiler’in Maşianik | |
bir kurtuluş beklentisi içinde olamayacaklarını savunan bilge Hillel
Maşiah’ın geleceğine | |
| inanmadığı için suçluydu ancak dinsiz değildi. Bunun nedeni
Maşiah’ın gelişinin | |
Yahudi inancının temel prensiplerinden biri değil bunlardan çıkan
altı alt | |
dogmadan biri olmasıydı. Maşiah inancının bu ikincil konuma
indirgenmesinin sebebi | |
| bu inancı temel prensiplerinden biri yapan Hıristiyan inancını
çürütmekti. Bu | |
bağlamda Tortosa Tartışmasında Albo Maşiah’ın geldiği kanıtlansa bile
kendini | |
daha az inançlı bir Yahudi olarak görmeyeceğini ilan
etmiştir.
Albo | |
Yahudiliğin prensipleri hakkındaki tartışmasını inancın üç temel prensibinden
türetilen sekiz | |
alt prensibin olduğunu ileri sürerek sonuçlandırır. Tanrı’nın varolduğuna
ilahi vahiye | |
ve ödül-cezaya olan inançla birlikte bunlardan türetilen inançlar
ilahi yasanın | |
vazgeçilmez öğeleridir. Türetilmiş bu prensiplerden dört tanesi
Tanrı’nın varoluşuyla | |
ilgilidir:
1.İlahi birlik;
2.İlahi bedensizlik (soyutluk)
3.Tanrı’nın zamandan bağımsızlığı
4.İlahi mükemmellik
Prensiplerden
üçü vahiy | |
ile ilgilidir:
5.Tanrı’nın bilgisinin fiziksel dünyayı kuşatması
6.Peygamberlik; ve
7.Yasayı duyuran
ilahi elçilerin | |
gerçekliği
Son olarak sekizinci alt prensip ödül ve
ceza kavramıyla | |
ilgilidir:
8.İlahi Takdir
Bu temel inançlara (üç esas sekiz alt
prensip) ek | |
olarak Albo Moşe’nin yasasına uyan herkesin kabul
etmekle yükümlü | |
olduğu altı dogmanın daha olduğunu açıklar. Bunları inkar
eden kimseler | |
gelecek dünyada yeri olmayacak inançsızlardır. Ancak bu dogmalar
inancın prensipleri | |
sayılmaz çünkü Albo’nun görüşüne göre temel prensip
olarak belirlenen | |
| inançlar sadece kendileri olmadan Yahudiliğin anlaşılamayacağı esaslardır. Bu
altı inanç | |
ya da dogma şunlardır:
1.Mutlak hiçlikten (ex nihilo) var
ediş
2.Moşe’nin peygamberliğinin | |
üstünlüğü
3.Tora’nın değişmezliği
4.İnsani mükemmelliğe Tora’nın tek bir emrini gerçekleştirerek
bile ulaşılabileceği
5.Ölülerin | |
dirileceği; ve
6.Maşiah
Yahudiliğin bu merkezi inançlarını ortaya koyarken Albo
ilahi yasa | |
kavramıyla ilgilenmiştir. Önceki Yahudi Hıristiyan ve Müslüman düşünürler
geleneksel ve | |
ilahi yasa arasında bir ayrım belirtmişlerdir. Ancak Albo
üç temel | |
yasa çeşidinin olduğunu öne sürer:
1.Doğal yasa
2.Törel yasa; ve
3.İlahi
yasa
Albo’nun görüşüne | |
göre ilahi yasanın doğal ve törel yasalara üstünlüğü
onun | |
| insanları gerçek mutluluğa ulaştırma amacında yatar. Doğal yasa
toplumu düzenlemek | |
törel yasa ise sosyal düzeni geliştirmek isterken;
ilahi yasa | |
inanç ve davranışları düzenler. Sonuç olarak ruhu yeniden
canlandırır ve | |
bu açıdan mükemmeldir. Bu aaaini öne sürerken Albo
19. Mezmuru | |
ilahi yasanın diğerlerine olan üstünlüğünü göstermek için kullanır.
Ortaya
çıkışından sonra | |
Albo’nun Sefer ha-Ikkarim’i Yahudi toplumu arasında geniş yankı
uyandırır. 1445’teki | |
| ölümünün ardından da çok sayıda basılır. Sonraki yüzyılda
Brestli Yakov | |
Koppelmann tarafından on yedinci yüzyılda da Lublinli Gedaliah
ben Solomon | |
Lipschuetz tarafından yorumlanır. 1884’te W. Schlesinger’in yaptığı Almanca
tercüme  | |
| L.Schesinger’in akademik önsözüyle Frankfurt’ta çıkar. Bunun ardından metnin
eleştirel versiyonu | |
İngilizce tercümesi ve notlarıyla birlikte I.Husik tarafından
1929-30 yıllarında | |
| basılır. Hıristiyan çevrelerinde Hugo Grotius ve Richard Simon’un
da aralarında | |
bulunduğu teologlar bu eserden yararlanmış başka teologlar ise
Albo’nun eserinin | |
Yahudiliğin güçlü bir savunucusu dolayısıyla Hıristiyanlık öğretisine karşı
potansiyel bir | |
tehdit olarak bakmışlardır.
| |