nukro . Archive starting from 16 Hundreds . Metin Esması

Metin Esması

metin esması, fettah esması ve gelişim, esmai hüsnalar allah esması, ya kadir esması, ya mani esması, ya kabız esması, ya muntakim esması, 99 esmasi, allah esması, mecid esması, , Metin Esması, Metin, Esması
fettah esması ve gelişim
Israil'in Icini Acitan Askere 980 Filistinli!
Super Lig'de Sonuclar Ve Puan Durumu
Galatasaray'da 5 Futbolcu Yolcu!
Dunyanin Izledigi Derbi Barca'nin VIdeo
Carlos, Daum'un Yuzune Kufur Etti!
Resadiye'de Silahli Saldiri: 1 olu
Meger Abd, Bin Ladin'i Kendi Birakmis
Engellilerin Evleri cagri Merkezi Oluyor
Caykur Rizespor'da Istifa
Bu Hukumetin Hic Mi Olumlu Icraati Yok?





RABBİMİZİN ESMASI(İsimleri)









Büyük resmi görmek için resmin üzerine tıklayın...
(...) sevgı mesajları en iyileri burda




(...) r /> Vedûd:


Cenab-ı Hakk’a ait isimler kâinatta icraatı müşahede edilip ve yine
Sevilmeye çok layık olan kullarını çok seven.


Mecîd: Şanı yüce olan
O güzel isimler sahibi tarafından O’nun has kulları vasıtasıyla bize sınırsız kerem sahibi.


Öldükten sonra dirilten peygamber gönderen.


Şehîd: Kendisinden hiçbir
öğretilmiş isimlerdir. Allah’ın (celle celâluhû) Kur’an’da ve hadislerde geçen pek şey saklanamayan hiçbir şeyi unutmayan her şeye şahit olan.


Hak: Varlığı
çok ismi vardır. Bunlardan doksandokuz tanesi hadis-i şeriflerde bildirilmiştir. Allah kendinden inkârı mümkün olmayan.


Vekîl: Her şeyi tedbir ve idare eden
Rasûlü bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuşlardır: “Allah’ın doksan dokuz ismi gözeten Kendisinden hiçbir şeyin bilgisi gizli kalmayan varlıkların rızık ve
vardır. Bunları öğrenip sayan Allah ile muamelesinde esma-i hüsnanın sınırlarını idareleri kendisine ait olan.


Kavî: Hiçbir halde Kendisine aczin yol bulamadığı
muhafaza edip onlara güzelce riayet ederek kullukta bulunan cennete girer.”(1) yegâne güç ve kuvvet sahibi.


Metîn: Kâmil kuvvet ve tam iktidar
Hadiste bildirilen Allah’ın doksan dokuz ismi şunlardır:





Allah: Cenab-ı Hakk’ın bütün
sahibi.


Velî: Kendisine inananların dost ve yardımcısı olan kâinatın ve mahlukların
isim ve sıfatlarını kendinde toplayan Zatına delalet eden özel ismi.





Rahmân:
işlerini tekeffül eden.


Hamîd: Her türlü hamd ve övgüye lâyık olan.


Muhsî:
Bütün mahlukatına inanana inanmayana merhamet edip nimetlendiren.





Rahîm: Allah’ın Rahman sıfatıyla
Her şeyi bir bir sayıp hıfz eden.


Mübdi’: Mahlukatı örneksiz ve
lutfettiklerini imanla güzelce değerlendirenlere hususî rahmetini ifade eden ve “Çok yoktan yaratan.


Mu’îd: Mahlûkatı öldürdükten sonra tekrar yaratan.


Muhyî: Hayat veren.


Mümît: Öldüren.


Hayy:
merhametli” manasına gelen ismi.





Melik: Varlığın gerçek hükümdarı.





Kuddûs: Her türlü kusur
Her zaman var olan hayat sahibi.


Kayyûm: Zevalsiz kaim olan ve
ve noksanlıktan uzak tahdid ve tasvire sığmayan her özelliğinde mükemmel her şeyin kıyam ve idaresini ayakta tutan.


Vâcid: Zengin ve hiçbir
olan tertemiz.





Selâm: Her türlü selâmetin kaynağı ayıptan kusurdan eksiklikten salim
şeye ihtiyacı olmayan dilediğini istediği anda meydana getiren.


Mâcid: Şanı yüce
kullarını selâmete çıkaran.





Mü’min: İman emniyet veren şüphe ve tereddütleri kaldıran
olan.


Vâhid: Tek ve eşsiz


Samed: Tam eksiği olmayan her şey kendisine
kendisine sığınanlara iman korkanlara eman verip onları koruyan.





Müheymin: Görüp gözeten
muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan.


Kâdir: Tam kudret
her şeye şahid olan ve koruyup sıyanet eden.





Azîz: Üstün kudret
sahibi kudretine hiçbir surette acz bulaşamayan.


Muktedir: Kendisine hiçbir şey mümteni
sahibi mutlak galip.





Cebbar: Yaratıklarının hallerini ve işlerini düzelten iradesi ile
(imkânsız) olmayan şiddet veya kuvvet ile hiç kimsenin Kendisine karşı
onları istediği şekilde yöneten ve hükmünün yerine gelmesine karşı konulamayan.





Mütekebbir:
çıkamayacağı tam kudret sahibi.


Mukaddim: Dilediğini öne alan.


Muahhir: Dilediğini geri bırakan.


Evvel:
Her şeyde ve her hâdisede büyüklüğünü gösteren büyüklük ululuk azamet Bütün varlıklardan önce var olan Kendisine hiçbir şeyin sebkat etmediği
kendisine mahsus kendisinin hakkı olan.





Hâlik: Her şeyi yoktan yaratan.





Bâri: Yaratıklarını
Zat.


Âhir: Sonu olmayan varlıkların geçmesinden sonra bâki kalan.


Zâhir: Her şeye
düzgün ve âhenkli kılan.





Musavvir: Bütün mahlûklarına özel sûretlerini veren.





Gaffâr: Kullarının
galip her şeyin üstünde olan Yüce delilleriyle işleriyle aşikâr olan.


Bâtın:
günahlarını affederek örten mağfireti engin olan.





Kahhâr: Galip gelen hükmeden. Hâkimiyet
Hiçbir gözün idrak edemeyeceği hiçbir vehmin kuşatamayacağı her şeyin içine
ve kudretle mahlukata galebe eden onları istediği şekilde yöneten ve nüfuz eden her şeye her şeyden daha yakın olan Zat.


Vâlî:
yönlendiren isyankârları kahreden.





Vehhâb: Karşılıksız bol bol veren lutfeden.





Rezzâk: Mahlukatını rızıklandıran.





Fettâh:
Bütün varlığı idare ve tasarruf eden.


Müteâli: Her şeyden aşkın ve
Her bir müşkil ve hayır kapısını açan.





Alîm: Her şeyi bilen.





Kâbız:
yüce olan.


Berr: Kullarına karşı çok şefkatli iyiliği bol olan.


Tevvâb: Kulların
Hikmeti ve lütfu gereği sıkan daraltan ruhları alan.





Bâsıt: Açan genişleten
tevbelerinin her yenilenmesinde onların tevbelerini kabul buyuran.


Müntakim: Suçluları adaletiyle hak
ömürleri uzatan.





Hâfıd: Dilediğini al-aşağı eden firavnları cebbarları kâfirleri hor ve
ettikleri cezaya çarptıran.


Afüvv: Cezalandırmaya kadir olduğu halde lutfedip bağışlayan affeden.


Raûf:
hakir eyleyen.





Râfi’: Dilediğini yücelten yükselten.





Mu’iz: Dilediğini aziz kılan.





Müzill: Dilediğini zelil
Merhameti şefkati engin olan.


Mâlikü’l-mülk: Mülkün gerçek sahibi varlıklar üzerinde istediği
eden.





Semi’: Her şeyi işiten.





Basîr: Her şeyi gören.





Hakem: Hükmeden iyiyi kötüden
gibi tasarruf eden.


Zü’l-celâli ve’l-ikram: Ululuk ve ikram sahibi.


Muksıt: Adil bütün
ayırt eden.





Adl: Adalet sahibi.





Latîf: Lutfeden ve her şeyi incelikleriyle bilen.





Habîr:
işlerini yerli yerinde dengeli kılan.


Câmi’: Dilediğini istediği anda ve istediği
Her şeyden haberdar olan.





Halîm: İsyankarları cezalandırmakta aceleci olmayan.





Azîm: Ululuk ve
yerde toplayan.


Ganiyy: Kimseye ihtiyacı bulunmayan ve her şeyin kendisine muhtaç
azamet sahibi.





Gafûr: Günahları hataları çok affedip örten.





Şekûr: Kulların az amellerine
olduğu zengin.


Muğnî: Dilediğini zengin hale getiren.


Mâni’: Dilediğine engel olan. Kullarından
karşı çok mükâfat veren sevaplarını kat kat artıran.





Aliyy: Yaratılanlar üzerinde
itaat edenleri kötülüklerden koruyan yardım eden.


Dârr: Elem ve zarar veren
kudretiyle yücelik sahibi.





Kebîr: Büyük.





Hafîz: Kendisinden hiçbir şey gizli kalmayan kullarının
şeyleri yaratan ve dilediğini bunlarla imtihan eden.


Nâfi’: Hayır ve yarar
yaptığı her şeyi kaydeden kudretiyle gökleri ve yeri varlıkta tutan veren şeyleri yaratan ve dilediğini bunlardan yararlandıran.


Nûr: Âlemleri ve gönülleri
insanları koruyup kollayan.





Mukît: Her şey üzerinde kadir her şeyi gözeten
nurlandıran.


Hâdî: Hidayet eden her şeye varlıklarını sürdürme yollarını gösteren.


Bedî’: Eşsiz
ve her yaratılmışın azığını veren.





Hasîb: Kâfi gelen hesab gören hesaba
bir biçimde yaratan.


Bâkî: Varlığının nihayeti olmayan dâimi var olan.


Vâr Her
çeken.





Celîl: Karşısında hiçbir şey kendi kendine tutunamayacak azamet ve celali
şey yokluğa döndükten sonra da varlığı ve saltanatı devam eden
ile her şeyi kahr ve yok edebilecek derecede büyüklük ve bütün servetlerin hakiki sahibi.


Reşîd: Her şeyi bir hikmet ve nizam
istiğnayı mutlak sahibi.





Kerîm: Kerem ve ihsan sahibi.





Rakîb: İnsanların bütün yaptıklarını
üzere hedefine ulaştıran yol gösteren.


Sabûr: İsyankarları hemen cezalandırmayıp mühlet veren
kayd ve kontrol eden.





Mücîb: Dua ve dilekleri kabul edip icabet
çok sabırlı.


Allah’ın isimleri doksan dokuz tane mi?


Allah’ın isimleri sadece bu
eden.





Vâsi’: İlmi rahmeti gınası her şeyi kuşatan.





Hakîm: Hikmet sahibi her
isimlerden ibaret değildir. Hadis-i şerifte doksan dokuz sayısının zikredilmesi bunlardan
şeyi yerli yerinde yapan.





Vedûd: Sevilmeye çok layık olan kullarını çok
başka ilâhî isim yoktur anlamında bir sınırlama değildir. Bunlar en
seven.





Mecîd: Şanı yüce olan sınırsız kerem sahibi.





Öldükten sonra dirilten
meşhur isimlerdir. Yoksa Allah’ın sayısız ismi vardır.


Biz Esmâ-i İlâhiye’nin tamamını
peygamber gönderen.





Şehîd: Kendisinden hiçbir şey saklanamayan hiçbir şeyi unutmayan her
bilmiyoruz. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir kimsenin afet ve
şeye şahit olan.





Hak: Varlığı kendinden inkârı mümkün olmayan.





Vekîl: Her şeyi
musibetler dolayısıyla tasalandığında okuması için talim ettikleri duada “Allah’ım ben
tedbir ve idare eden gözeten Kendisinden hiçbir şeyin bilgisi gizli Senin kulunum kullarından bir erkekle bir kadının oğluyum. Perçemim Senin
kalmayan varlıkların rızık ve idareleri kendisine ait olan.





Kavî: Hiçbir halde
(kudret) elindedir. Hakkımdaki kararın yürürlükte ve takdirin âdilânedir. Senden kendini
Kendisine aczin yol bulamadığı yegâne güç ve kuvvet sahibi.





Metîn: Kâmil
isimlendirdiğin Kitab’ında zikrettiğin mahlûkatından herhangi birine öğrettiğin veya gayb ilminde
kuvvet ve tam iktidar sahibi.





Velî: Kendisine inananların dost ve yardımcısı
kendine tahsis ettiğin (kimseye bildirmediğin) her ismin hürmetine... Kur’an’ı kalbimin
olan kâinatın ve mahlukların işlerini tekeffül eden.





Hamîd: Her türlü hamd
baharı gözümün nuru hüzün gam ve tasamın gidericisi kılmanı diliyorum.”(2)
ve övgüye lâyık olan.





Muhsî: Her şeyi bir bir sayıp hıfz
buyuruyor. Demek ki sadece bir insanın bildiği yalnız bir kitapta
eden.





Mübdi’: Mahlukatı örneksiz ve yoktan yaratan.





Mu’îd: Mahlûkatı öldürdükten sonra tekrar
zikredilmiş tek bir salih kul cin veya meleğe bildirilmiş ya
yaratan.





Muhyî: Hayat veren.





Mümît: Öldüren.





Hayy: Her zaman var olan hayat sahibi.





Kayyûm:
da kimseye bildirilmeyip ilm-i İlâhî’ye has kılınmış isimler de vardır.


Zevalsiz kaim olan ve her şeyin kıyam ve idaresini ayakta
tutan.





Vâcid: Zengin ve hiçbir şeye ihtiyacı olmayan dilediğini istediği anda
meydana getiren.





Mâcid: Şanı yüce olan.





Vâhid: Tek ve eşsiz





Samed: Tam eksiği
olmayan her şey kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye
muhtaç olmayan.





Kâdir: Tam kudret sahibi kudretine hiçbir surette acz bulaşamayan.





Muktedir:
Kendisine hiçbir şey mümteni (imkânsız) olmayan şiddet veya kuvvet ile
hiç kimsenin Kendisine karşı çıkamayacağı tam kudret sahibi.





Mukaddim: Dilediğini öne
alan.





Muahhir: Dilediğini geri bırakan.





Evvel: Bütün varlıklardan önce var olan Kendisine
hiçbir şeyin sebkat etmediği Zat.





Âhir: Sonu olmayan varlıkların geçmesinden sonra
bâki kalan.





Zâhir: Her şeye galip her şeyin üstünde olan Yüce
delilleriyle işleriyle aşikâr olan.





Bâtın: Hiçbir gözün idrak edemeyeceği hiçbir vehmin
kuşatamayacağı her şeyin içine nüfuz eden her şeye her şeyden
daha yakın olan Zat.





Vâlî: Bütün varlığı idare ve tasarruf eden.





Müteâli:
Her şeyden aşkın ve yüce olan.





Berr: Kullarına karşı çok şefkatli
iyiliği bol olan.





Tevvâb: Kulların tevbelerinin her yenilenmesinde onların tevbelerini kabul
buyuran.





Müntakim: Suçluları adaletiyle hak ettikleri cezaya çarptıran.





Afüvv: Cezalandırmaya kadir olduğu
halde lutfedip bağışlayan affeden.





Raûf: Merhameti şefkati engin olan.





Mâlikü’l-mülk: Mülkün gerçek
sahibi varlıklar üzerinde istediği gibi tasarruf eden.





Zü’l-celâli ve’l-ikram: Ululuk ve
ikram sahibi.





Muksıt: Adil bütün işlerini yerli yerinde dengeli kılan.





Câmi’: Dilediğini
istediği anda ve istediği yerde toplayan.





Ganiyy: Kimseye ihtiyacı bulunmayan ve
her şeyin kendisine muhtaç olduğu zengin.





Muğnî: Dilediğini zengin hale getiren.





Mâni’:
Dilediğine engel olan. Kullarından itaat edenleri kötülüklerden koruyan yardım eden.





Dârr:
Elem ve zarar veren şeyleri yaratan ve dilediğini bunlarla imtihan
eden.





Nâfi’: Hayır ve yarar veren şeyleri yaratan ve dilediğini bunlardan
yararlandıran.





Nûr: Âlemleri ve gönülleri nurlandıran.





Hâdî: Hidayet eden her şeye varlıklarını
sürdürme yollarını gösteren.





Bedî’: Eşsiz bir biçimde yaratan.





Bâkî: Varlığının nihayeti olmayan
dâimi var olan.





Vâr Her şey yokluğa döndükten sonra da varlığı
ve saltanatı devam eden bütün servetlerin hakiki sahibi.





Reşîd: Her şeyi
bir hikmet ve nizam üzere hedefine ulaştıran yol gösteren.





Sabûr: İsyankarları
hemen cezalandırmayıp mühlet veren çok sabırlı.





Allah’ın isimleri doksan dokuz tane
mi?





Allah’ın isimleri sadece bu isimlerden ibaret değildir. Hadis-i şerifte doksan
dokuz sayısının zikredilmesi bunlardan başka ilâhî isim yoktur anlamında bir
sınırlama değildir. Bunlar en meşhur isimlerdir. Yoksa Allah’ın sayısız ismi
vardır.





Biz Esmâ-i İlâhiye’nin tamamını bilmiyoruz. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)
bir kimsenin afet ve musibetler dolayısıyla tasalandığında okuması için talim
ettikleri duada “Allah’ım ben Senin kulunum kullarından bir erkekle bir
kadının oğluyum. Perçemim Senin (kudret) elindedir. Hakkımdaki kararın yürürlükte ve
takdirin âdilânedir. Senden kendini isimlendirdiğin Kitab’ında zikrettiğin mahlûkatından herhangi birine
öğrettiğin veya gayb ilminde kendine tahsis ettiğin (kimseye bildirmediğin) her
ismin hürmetine... Kur’an’ı kalbimin baharı gözümün nuru hüzün gam ve
tasamın gidericisi kılmanı diliyorum.”(2) buyuruyor. Demek ki sadece bir insanın
bildiği yalnız bir kitapta zikredilmiş tek bir salih kul cin
veya meleğe bildirilmiş ya da kimseye bildirilmeyip ilm-i İlâhî’ye has
kılınmış isimler de vardır.











BENZER KONULAR ( Metin, Esması, , )
Konu
metin2 para hilesi (14226)
metin 2 para hilesi (14229)
metin2 yang hilesi (14260)
metin 2 hileleri (14278)

BENZER KONULAR ( Metin, Esması, , )
Konu
item yerler altintas düsen yerler metin 2 (832)
item yerler altintas düsen yerler metin 2, metin2 altintas ciktigi bölge, metin 2 altıntasın cıktığı yer,
metin2 de itemleri nası arıya biliriz (1601)
metin2 de itemleri nası arıya biliriz,
metin esması (1615)
metin esması, fettah esması ve gelişim, esmai hüsnalar allah esması, ya kadir esması, ya mani esması, ya kabız esması, ya muntakim esması, 99 esmasi, allah esması, mecid esması,
metin akpınar debelenme (2156)
metin akpınar debelenme, lokman hekimin sev dediği metin altıok,
Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin ayetler (3251)
Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin ayetler,
metin2 hesabım çalındı (3421)
metin2 hesabım çalındı, msn sifrem calindi, msn de gizlilik sorusu degistirmem, msn parolanızı mı unuttunuz?, msn şifren telefona, msn şifren, msn şifren, msn gizlilik sorusu, seafight hesabım çalındı, messenger sifrem çalındı,
metin2 fırıncı küreği (3762)
metin2 fırıncı küreği, fırıncı pideci kürekci arayanlar, fırıncı arayanlar, fırın küregi hangi agaçtan yapılır, eleman arayan fırıncılar, FIRINCI ARAYAN İŞYERLERİ, ekmek firincisi arayanlar, fırında kürekçi arayanlar, fırıncıarayanlar, fırıncı mesleğinin aletleri,
fatihin sultan mehmetin gökyüzü görüntüsü çekimi (5657)
fatihin sultan mehmetin gökyüzü görüntüsü çekimi, türk devletlerinin bilim ve teknolojiye verdiği önem, istanbul kağıthanede çevrilen arka sıradakiler dizisinin çekim yerleri, TÜRK İSLAM DEVLETİNİN BİLİM VE TEKNOLOJİYE KATKISI, Yön Bulmada Kullandığımız TEKNİKLER Nelerdir, yön bulmada kullandıgımız araçlar, fatih sultan mehmetin istanbula giriş tablosu satıcıları, yön bulmada kullandığımız aletler, yön bulmada kullandığımız aletler, arka sıradakıler çekim yerleri,

fatihdernegi.org ( Metin, Esması, , )
Konu
METİN ALTIOK yaşıyor (841)
göktürk yazılı metinlerinin araştırılma yılı (2589)
metin seyitoğlu (2818)
OCAK 2009 CELP DÖNEMİNDE DÖVİZLİ ASKERLİK HİZMETİNE TABİ YÜKÜMLÜLERİN KONSOLOSLUKLARA GÖRE İSİM LİSTESİ (3015)

Warning: mysql_num_rows(): supplied argument is not a valid MySQL result resource in /home/cennetul/public_html/wiki.php on line 892
Yararlı Linkler ilaxxycenn
ne rahmetinden mahrum kalmaya mecalim
kiyametin büyük alametleri
rahmetinden bir damla
fatih sultan mehmetin ogullari
fatih sultan mehmetin hikayeleri
Önceki Konu : toulouse lautrec konuları
Sonraki Konu : silkroad online da siyah kıyafetin üzerinde durması
bycennetulbakix

nukro