Israil'in Icini Acitan Askere 980 Filistinli!
Super Lig'de Sonuclar Ve Puan Durumu
Galatasaray'da 5 Futbolcu Yolcu!
Dunyanin Izledigi Derbi Barca'nin VIdeo
Carlos, Daum'un Yuzune Kufur Etti!
Resadiye'de Silahli Saldiri: 1 olu
Meger Abd, Bin Ladin'i Kendi Birakmis
Engellilerin Evleri cagri Merkezi Oluyor
Caykur Rizespor'da Istifa
Bu Hukumetin Hic Mi Olumlu Icraati Yok?
Tuhaf İnanÇlar
Dünyanın en ücra köşelerinden birinde sazlardan örülmüş etekler giyen bir kabile sürekli homurdanan ve her an patlamaya hazır bir volkana tapıyor. Yine harita üzerinde gösteremeyeceğimiz başka bir ülkenin insanları uçurumun kenarında düşmeden durabilen devasa bir taşın Buda'nın saçının bir teli üzerinde durduğuna inanıyor. Çok bilinen ve çok gidilen bir ülkenin mistik halkı da vücut kıllarının yaşamın tüm enerjisini taşıdığına inandıklarından saç ve sakallarını hiç kesmiyorlar. Hayatın amacını hazda bulan Hedonistler bir dörtgen oluşturacak şekilde çırılçıplak yatarak akşama kadar kızgın güneş altında bekliyorlar. İlahi dinlerle tanışamamış uzak ülkelerin insanları inanma ihtiyaçlarını atalarından yadigar yöntemlerle karşılamaya devam ediyorlar. Kendilerinden daha güçlü olduğuna inandıkları sırrını çözemedikleri ve bunun için de çekindikleri objelere tapınan halkların genelde medeniyetten uzak ilkel bir yaşam sürdürdükleri görülüyor.
Yas tutarsan ölüler dirilir
Tayvanlılar 49 gün yas tuttuktan sonra ölülerinin dirileceğine inanıyorlar. Yakınlarını kaybeden aileler onların yeniden doğuşlarında güç toplayabilmeleri için besleyici gıdalar taze sebze meyve ve su sunuyorlar. Yeniden doğuşun reenkarnasyonla gerçekleşebileceğini düşündükleri için de bir başka canlının bedenine girecek yakınlarının ruhunu tanımayacaklarını biliyorlar. Bu garip inancın yıllardır devam edegelmesinde de bu bilinmezliğin etkisi büyük olsa gerek. Tayvan'da 2 bin kişinin ölümüne sebep olan 7 6 büyüklüğündeki depremde yakınlarını kaybedenlerin Budist geleneklerine göre ölümün yedinci gününden itibaren yas tutmaya başladıkları ve ölenlerin fotoğraflarını koydukları masalara yakınlarının en sevdikleri yiyecekleri getirdikleri biliniyor. 7'nin 7 katı gün yas tutan Tayvanlılar 49 günün sonunda vücutsuz kalan ruhların yolunun aydınlanması için 7 adet de mum dikiyorlar.
Dertler suyla yıkanır
Güneydoğu Asya'nın pek bilinmeyen ülkelerinden Burma'nın 50 milyona yakın nüfusunun büyük çoğunluğu Budist. Yaşadıkları topraklara 'Altınlar Ülkesi' anlamına gelen Burma diyen Monlar uçurumun kenarında düşmeden dengede durabilen Altın Taş'ın Buda'nın tek bir saç teli üzerinde durduğuna inanıyorlar. Efsaneye göre denizin dibinden çıkarılarak tepeye kadar taşınan ve uçurumun kenarına konan bu taş Budist öğretisine inanan insanların gelmek istedikleri noktayı simgeliyor. Yukarı Burma'da Irrawady nehri kıyısında yer alan Pagan kenti ise Buda heykelleri ve kutsal olduğuna inanılan ayak izleriyle Buda'ya inananların hac merkezi konumunda. Her yıl mayıs ayında Budist yeni yıl törenlerini kutlayan genç yaşlı çocuk Burmalılar ellerinde kovalar ve hortumlarla sokağa fırlayarak önlerine gelen herkesi ıslatıyorlar. Yeni yıl arifesinde geçen yıldan kalan dertleri yıkamış oluyorlar böylece. Hindistan'daki en önemli Sih Tapınağı olan Altın Tapınağın dört yanında bulunan kapılar tapınağın her inançtan ve her kattan insana açık olduğunu simgeliyor. Sihler Altın Tapınak'tan çıktıktan sonra kente adını veren ve kutsal olduğuna inanılan Hayat Havuzu'na (Amritsar) girerek ibadetlerine devam ediyorlar. Vücut kıllarının yaşamın tüm enerjisini taşıdığına inandıklarından saç olsun sakal olsun kıllarını hiç kesmiyorlar.
Kutsal ot marihaana
Bazı Batı ülkelerinde kullanımı yasal olsa da narkotik olarak kabul edilen marihuana Jamaika'da her gün kullanılıyor. Rastafarai inancı ile yaşayan Jamaikalılar için Tanrının insana gönderdiği bir nimet olan ganja herb indica sensimilla gibi uyuşturucu otlar bilinçaltına uzanıp insanı Jah Rastafarai'ye ulaştırıyor ve onun güçleriyle bütünleştiriyor. Beş duyuyu daha duyarlı kıldığı ve düşünce hızını artırdığına inanılan bu otların dumanının vereceği zarardan korunmak isteyen Jamaikalılar otu yemeklerine ya da çaylarına katıyorlar. Hindistan cevizinden oyulmuş veya boğa boynuzundan kesilmiş 'Challis' adı verilen nargile benzeri çubuklar içinde ot yakılmadan önce İncil varsa açılıyor yoksa hatırlanan bölümleri ezbere söyleniyor. Tanrıya adanan hayatlarda kişisel itinaların bir yana bırakıldığını sembolize eden uzun ve dağınık saçları var Jamaikalıların.
Volkana da tapılır mı?
Pasifik Okyanusu'nun güneybatı köşesindeki Vanuatu Takımadaları'nda yerkürenin sürekli kızgın ve en bodur yanardağı bulunuyor. Vanuatu Takımadaları'nın coğrafi bakımdan en uzağı ve yaşam koşulları en ağır olanı Tanna adasında bulunan 'Yasur' adlı yanardağ Vanuatulalılar tarafından kutsal addediliyor. Yanardağa en yakın yerleşim birimi olan İpekel köyü dünyanın merkezi kabul ediliyor ve beyaz adamların yanardağ Yasur'a yani tanrılarına fazla yaklaşması istenmiyor. İpekel köyünü koruyan ve kollayan tanrıların dağın dibinde oturduğuna inanıyorlar. Tannaların inancına göre Yasur her ne kadar sürekli kızgın ve patlamaya hazır olsa da tanrılar hiddetlenmedikçe lavlarını püstürtmeyecektir. İpekel köyünün tanrıları Yasur'un zemininde yaşadıkları için köylüler bilim adamlarının Yasur'da inceleme yapma talebini yanardağın damarına basıp tanrılarını kızdırabileceği korkusuyla reddediyorlar.
Kutsal kulübe
Dünya üzerinde çok tanınmayan Himalayalar'ın eteklerindeki Butan'da her yıl yapılan festivallerle Budizmin kuralları tek tek hatırlanıyor ve kötü ruhların uzaklaşması sağlanıyor.
|