ATAMIZIN son saatleri
SON SAATLER
Tüm tedavilere rağmen
günden güne | (...) AtatÜrk'Ün Ankara Orman ÇİftlİĞİnde Ve Çubuk Barajindakİ KÖŞklerİ
|
eriyen Atatürk 8 Kasım 1938 günü şiddetli bir
rahatsızlık daha | Atatürk başkent Ankara'nın 7 km batısındaki çorak topraklarda örnek bir |
| geçirdi. Saat altı buçuk gibi gelen bu rahatsızlıkta
Atatürk'ün midesi | çiftlik kurmayı düşünmüştür. Türk çitçisine toprak ve tabiat şartları uygun |
bulanmış ve kusmaya çalışmıştı.
Sürekli istifra etmeye çalışan Atatürk
bu sırada | olmasa dahi bilgiyle kararlılıkla çalışıldığı takdirde başarı sağlanabileceğini göstermek istiyordu. |
| Hasan Rıza Beye (Soyak) bakarak "Saat kaç?" diye
birkaç kez | Atatürk 5 Mayıs 1925'teb kurduğu Orman Çiftliğinde çiftliğin her türlü |
sormuş Hasan Rıza Bey her soruşunda "Saat 7
efendimiz" diyerek | faaliyetiyle uğraşmış bütün masraflarını kendi ödemiş. Yaptırdığı köşklerde günlerce haftalarca |
cevap vermişti.
Bu sırada kendisine haber verilen Neşet
Ömer Bey | kaldığı olmuştur. bu köşkler şunlardır;
1.Marmara Köşkü : Atatürk Orman |
| de gelmişti. Abravaya ile Atatürk'e gereken tedavileri yapıyorlar
ve bazı | Çiftliğinin güneyindeki tepeler üzerindedir. Marmara Köşkü iki katlı olarak yaptırılmıştır. |
| önlemler alıyorlardı. Neşet Ömer Bey bir ara "Dilinizi
göreyim efendim." | Alt katında kemerle süslü bir revak vardır. Üst katta Atatürk'ün |
| diye seslendi. Atatürk dilini yarıya kadar dışarı çıkardı.
Neşet Ömer | yatak odası banyo dairesi dinlenme ve çalışma salonları vardır. Atatürk'ün |
Bey "Biraz daha uzatınız efendim." diye seslenince Atatürk
Neşet Ömer | kullandığı eşyalar mobilyası ve yatak takımları köşkte bir odada bulunmaktadır. |
Bey'e bakarak ;
- "Vealeykümüsselam" diyerek gözlerini kapattı.
Atatürk son |
2. Orman Çiftliği Atatürk Köşkü : Bu köşk tek katlı |
kez komaya girmişti.
9-10 Kasım gecesini rahatsız geçiren
Atatürk artık | ve kiremit çatılıdır. Çatının ortasında bir saat kulesi yükselmektedir. Atatürk'ün |
| derin bir uykuda gibi yatıyor ve ölümü bekliyordu.
10 Kasım | ölümünden sonra köşk ek yapılarla genişletilmiş Orman Çiftliği İdare binası |
| 1938 günü saat 8 gibi bir ara gırtlağından
Hı Hı | yapılmıştır. Köşkte Atatürk'ün kullandığı eşyalar Cumhurbaşkanlığı Çankaya köşküne devir edilmiş |
Hı sesleri çıkarmıştı.
Saat dokuzu beş geçe gözlerini
son kez | burada yalnız Atatürk'e ait çekmeli bir masa bırakılmıştır. Atatürk sağlığında |
açarak etrafına baktı ve hemen kapattı.
Büyük Önder
Atatürk ölmüştü.
HAYATINDAKİ | 11 Mayıs 1937 günü Marmara köşkünde iken Orman Çiftliğine Silifke |
BAZI SONLAR
• Anlamlı son sözü "Saat kaç"
olmuştu.
• | ve Yalova'daki çiftliklerini içerisindeki köşklerle birlikte Milletine armağan ettiğini duyurmuş |
Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp'e son söz olarak
"Vealeykümüsselam " | bu bağışa ait belgeyi o gün imza etmiştir.
3.Çubuk Barajında |
dedi.
• Koma içinde manası anlaşılamayan ve devamlı
olarak tekrarladığı | Atatürk Köşkü : Çubuk barajı Ankara'nın 11 km kuzeyinde Çubuk |
söz "aman dil...aman dil..."di.
• Son aldığı gıda
8 Kasım | çayı üzerindedir. Baraj Atatürk'ün direktifleriyle 1929 yılında yapılmaya başlanmış 1936 |
1938 Salı günü saat 18.35'de dört kaşık elma
suyu oldu. | yılında tamamlanarak 3 kasım 1936 yılında yapılan bir törenle Atatürk'ün |
• Son yemek istediği sebze enginardı.
• Son
verilen ilaç | eliyle hizmete girmiştir. Devlet parası ile Türk mühendisleri ve işçilerinin |
ölüm halinden kırk dakika önce saat 8.25'de 1/8
aubaine'di.
• | emeği ile yapılan baraj Ankara şehrinin içme suyu ihtiyacını karşıladığı |
Hekimler ölüm raporunu imzalarken son olarak elini öpen
ve gözlerini | gibi Çubuk çayının taşmasını önlemekte ve Ankara ovasının sulanmasını da |
kapayan Prof. Dr. Mim Kemal Öke idi.
ÖLÜM
İLANI
Atatürk'ün | temin etmektedir. Ayrıca Ankara'nın en güzel mesire yerlerinden biridir. Baraj |
ebediyete intikal edişi Türk Halkına şöyle duyuruluyordu;
Türkiye Cumhuriyeti
hükümetinin resmi | kapısının sağına şu kitabe okunur: ( Bu Çubuk Bendi Türk |
tebliğidir:
"Müdavi ve müşavir tabiplerin neşredilen SON raporu
Atatürk'ün dünyaya | Ulusunun İlk Cumhur Reisi Kemal Atatürk Devrinde Devlet Merkezi Ankara'nın |
gözlerini kapadığını bildirmektedir.
Bu acı hadise ile Türk
vatanı büyük | su ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuştur 1929-1936 ) Çubuk barajı sırtları |
yapıcısını Türk milleti ulu şefini insanlık büyük evladını
kaybetti. Milletimize | üzerine Atatürk'ün zaman zaman dinlenmesi için küçük bir köşk yaptırılmış |
içimiz yanarak bu tarife sığmayan ziya'dan dolayı en
derin taziyelerimizi | Atatürk Baraja geldiği zaman bu köşkte dinlenmişlerdir. Atatürk'ün ölümünden sonra |
sunarız.
Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak O'nun büyük
eserine bağlılıkta | köşk bazı ek yapılarla genişletilmiş ve baraj binası müdürlüğü binası |
| ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Şurasını da her
şeyden evvel | olarak kullanılmaya başlanmıştır bugün köşkte Atatürk'ün baraj gezilerinde bindiği bir |
beyan etmeliyiz ki ölmez olan onun büyük eseri
Cumhuriyet Türkiye'sidir. | deniz motorundan başka devrine ait hatıra eşya kalmamıştır.
(...) |
Hükümetimiz içinde bulunduğumuz bu mühim anda bugüne kadar
olduğu gibi | İstanbul - DolmabahÇe Sarayinda AtatÜrk'Ün ÖldÜĞÜ Oda
Dolmabahçe Sarayı'nda |
dikkatle vazife başındadır. Müesses olan nizam ve idame
hususunu büyük | Muayede Salonundan sonra geçilen ve bu gün (Hususi Daire) adıyla |
| Türk milletinin hükümetiyle tek vücut olarak teyit ve
temin edeceğine | tanınan bölümün denize bakan yönündeki dördüncü oda Atatürk'ün hayata gözlerin |
şüphe yoktur.
Teşkilat-ı Esasiye Kanununun 33. maddesi mucibince
Büyük Millet | kapadığı tarihi bir oda olarak bütün eşyasıyla bir müze halindedir. |
Meclisi derhal yeni reisicumhuru intihap edecektir. Türkiye'nin en
büyük makamına | Bu oda Abdülmecid ve daha sonraki Osmanlı padişahlarının kışlık yatak |
Teşkilat-ı Esasiye Kanununa göre geçecek zatın etrafında hükümetiyle
şanlı ordusuyla | odasıydı. Hususi Dairenin iki büyük salonunu birbirine bağlıyan koridor üzerindeki |
| ve bütün kuvvetleriyle Türk Milleti sarsılmaz bir varlık
olarak toplanacak | bu oda iki kapılı ve dört pencerelidir. Oda'da Atatürk'ün yattığı |
ve yükselmesine devam edecektir.
Bugün ayrılığına ağladığımız büyük
şefimiz Atatürk | bronz işleme bir ceviz karyola gardrop ve komodin vardır. Oda |
| her vakit Türk Milletine güvendi. Eserlerini bu güvenle
yaptı. İdamesi | halılar kanepe ve koltuklarla döşenmiştir. Duvarları açık yeşil üzerine yıldızlar |
| esbabını da istikmal ederek güvenle büyük milletimize bıraktı.
Ebedi Türk | ve çiçeklerle süslü bir kağıtla kaplıdır. Ceviz karyola üzerende keten |
| Milleti onun eserlerini ebediyetle yaşatacaktır. Türk gençliği onun
kıymetli vediası | işlememe beyaz bir örtü mavi bir yorgan vardır. Pencereleri atlas |
olan Türkiye Cumhuriyetini daima koruyacak ve onun izinde
yürüyecektir.
Kemal | perdelidir.
Atatürk Savorana yatında geçen rahatsızlık günlerinden sonra 25/26 Temmuz |
Atatürk Türk'ün tarihinde ve gönlünde daima yaşayacaktır."
CENAZE NAMAZI
Son vazifeler | 1938 günü saat dokuzu beş geçe bu odada gözlerini yummuştu. |
yerine getirilirken dini şart ve örfler itina ve
hassasiyetle yerine | Atatürk'ün ölümünden sonra Dolmabahçe Sarayı'nın bu tarihi odası Atatürk'ün yatak |
| getirilmiştir. Cenaze namazının bir camide kılınıp kılınmama yolunda
dinen ne | Odası olarak olduğu gibi muhafaza edildi. Türk Milleti ile birlikte |
gerektiği konusunda Makbule Atadan Hanımefendi Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri
Hasan Rıza | sonsuz bir yas tutarak.
|
Soyak'a danıştı İlahiyat Fakültesi kelam ilmi ve İslam
Felsefesi ordinaryüs | |
Profesörlerinden Mehmed Şerafettin Yaltkaya'nın fikri alındı. Din alimi
cenaze namazlarının | |
| muhakkak camilerde kılınması yolunda kesin bir kayıt olmadığını
bildirmiş ve | |
daha çok makam kıdem ve selahiyeti olarak bir
de Diyanet | |
İşleri Başkanlığı'nın görüşlerinin alınmasını tavsiye etmiştir.
Bunun üzerine
Diyanet İşleri | |
| Başkanı Mehmed Rıfat Börekçi'nin fikri sorulmuştur. Milli Mücadelenin
meşruiyetine dair | |
Anadolu Uleması fetvasına ilk imza koyan din adamı
"O'nun cenaze | |
namazı tertemiz hale getirdiği bütün vatanda bu farizanın
yerine getirilebildiği | |
her yerde kılınabilir" fetvasını vermiştir.
Atatürk'ün cenaze namazını
Diyanet İşleri | |
Başkanlığı yapan Ord. Prof. Mehmet Şerafettin Yaltkaya kıldırmıştır.
ETNOĞRAFYA
MÜZESİ'NE DEFNİ
Cumhuriyetimizin | |
kurucusu Atatürk 10 Kasım 1938'de sabah saat 09.05'de
Dolmabahçe Sarayı'nda | |
ebedi uykusuna daldı. Vefatı bütün yurdu mateme boğarken
dünyada da | |
büyük üzüntü uyandırdı. Aziz naaşı 19 Kasım 1938'e
kadar Dolmabahçe | |
| Sarayı'nda katafalkta kaldı. 19 Kasım günü naaşı top
arabası ile | |
Sarayburnu'na oradan "Zafer" torpidosu ile "Yavuz" zırhlısına nakledildi.
Bu arada | |
| bütün dünyada bağımsızlık savaşı ve barışın sembolü olan
bu büyük | |
insanın cenaze töreni için İstanbul'a gelen Rus Fransız
Yunan ve | |
Romen savaş gemileri onu 21 pare top atışı
ile son | |
yolculuğunda selamladılar. Naaş "Yavuz" zırhlısı ile İzmit'e oradan
da trenle | |
| 20 Kasım 1938'de Ankara'ya getirildi. TBMM'nde hazırlanan katafalkta
bir gün | |
kalan naaş buradan alınarak 21 Kasım 1938'de Etnoğrafya
Müzesi'ndeki katafalka | |
| konarak halkın daha uzun süreli ziyaretine imkan sağlandı.
31 Mart | |
1939'da katafalktan alınan aziz naaş bir müzede mermerden
hazırlanan geçiçi | |
kabre kondu.
| |